Ah Muhsin Ünlü Sözleri

Onur Ünlü Ah Muhsin Ünlü mahlasını kullanarak birçok şiir yazmıştır. Türk senarist, yönetmen, şair, müzisyen ve oyuncu olan Ah Muhsin Ünlü sözlerini sizler için hazırladık.

Reklamlar

Ah Muhsin Ünlü Sözleri

Ah Muhsin Ünlü Sözleri

Seni şu dünya gözlerimle ne de seyrek görüyorum.

Kaç lisan bilirsen bil; terk edilmeyi, yüreğine tercüme edemeyeceksin.

İntihar haramdı, bizde yüzümüzü astık.

Şiirden anlayan bir kadını, öyle alelade bir şekilde sevemezsiniz.

Ben o gemiyi limanla beraber yaktım. Belki içinde ben de yandım, ama yaktım.

Kimse kimseyi sevmiyor ama herkes herkesle samimi.

Üzülme kelebeğim, bugünü atlatırsak yarın diye bir şey yok.

Modern bir alışkanlıktır ölmek, seni doğasıya seviyorum.

Şairin dediği gibi; Senden sonra şerit çektim kalbime, olay yeridir girilemez.

Reklamlar

Sonra bir sabah seni gördüm, sonra bir sabah daha gördüm. Sonra hep seni gördüm.

Sevgili dost; sen yoksun, ben yoksun.

Ne ikna edici bir intihar biçimidir şimdi göz göze gelmek.

Tahminen ne zaman seversin beni?

Eğer bi kadın “seni özledim” diyorsa ”bende özledim” denmez. Çünkü “de” ayrı yazılır. Bi öğrenemediniz.

Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur. Ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek.

Zaten herkes edebiyat aşığı, derin felsefe uzmanı, yaşam gurusu, filozof, şair. Bırakın bu mükemmellik ayaklarını. Hepimiz âciziz, muhtacız…

Eğer bi kadın ”seni özledim” diyorsa ”bende özledim” denmez. Çünkü ”de” ayrı yazılır. Bi öğrenemediniz.

Sen varken ona mı yalvaracağım? O da beni sevsin Rabbim, bunu ancak sen yaparsın.

Ben gece korkunca istemediğim kitaplar okuyup, anlamadığım annelere saygı duyuyorum.

Reklamlar

Belki de şair olurum ve seni de aldırırım yanıma…

Bu Dünya, Filistin’li bir kadının İsrail’in gaz bombalarında çiçek yetiştirdiği bir Dünya.. Burası dünya yahu, burası bu kadar işte.

Eğer şiir okusaydın bilirdin ki âşık adam sınanmaz.

Elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim, gayet rasyoneldir attan atlamak.

Çocuğuna otomobil değil bir şarkı, bir şiir bırak. Aşağı mahallede gördüm arabalar eskiyor…

Bir intihar girişimini ihbar edecektim! Birazdan seni düşüneceğim.

Daha kaç yıl yaşarım, kimlerle tanışırım kimleri unuturum bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey var benimle ağlayan insanları asla unutamam.

Suyla ilgili kuvvetli bir şey bilirdin, söylemezdin koparmadığın gülden anlardım.

Ne dediğimi bilmemek istiyorum. Hakkımı aramamak istiyorum.  Boş başıma dolaşmak istiyorum.

Ben dünyaya karşı ‘durmak’ ile meşhurum.

Artık beni bir çiçeğin yerine kopartmanı istiyorum papatya yerine mesela en kötü ihtimalle kurutur çayımı içersin.

Reklamlar

İnsan acizdir, muhtaçtır, çok artistlik yapmamalıdır.

Bir kere ben de aşık olmuştum zaten ondan sonrasını hatırlamıyorum.

Yağmur başladı, sen dedim, camlara koştum.

Bir şey daha var.. Şans bana güldüğünde dişleri döküktü.

Bir kelebek konduğu yerde bir mayın olduğunu anlar.

Haydi iç de çay koyayım.

Ama yokuz. Bunu ağla artık.

Adın üç kere geçti, saçma sapan bir filmde. Yalnız olsam çok ağlardım ama annem bakıyordu. “Anne” dedim, “Hadi çay koy da içelim.

Ayakkabılarını kapımın önünde görmek istiyorum! Çünkü bu, seni seviyorumun içine nal salmak demektir ve hareketinin bana durduğunu akla uydurur. Oysa seni sevmem toplumu meşru kılar ve gitmen beni dile indirger sevgilim.’

Seni şu dünya gözlerimle ne de seyrek görüyorum.

Çay evlerine gereken özeni göstermeliyiz.

Biliyor musun? Köprücük kemiğini süsleyen bir kaç ben için bile sevebilirdim seni… Neyse çay koyuyorum.

Size güzel cümleler kuran insandan korkun. Çünkü kalbinizi kıracak kelimeleri de çok doğru seçer o.

Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur.

Hatırlat da haziranın sonlarında çocukluğumu yakalım.

İşte sen gülüyorsun ve beni daha geniş bir salona almış oluyorlar, gözlerim dönüyor sevdadan, merkezden değil.

Anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor, ne tuhaf…

Dünyada bulunmak endişeye sebebiyet verir. Aramızdan çok azı bu şüpheyi aşıp sükuna erebilir.

Yaşasın, ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize!…

Kalbi acıtan her ne varsa; Sen hepsinden birazsın işte.

Bıktım artık kapıyı anahtarla açmaktan, bir çift ayakkabı yalnızlığından. Zile basmak istiyorum.

İşte sen gülüyorsun ve beni daha geniş bir salona almış oluyorlar.

Bir kediye en çok neresinden ‘-ölmüş! ‘ denilmez!…

Kaç lisan bilirsen bil; terk edilmeyi, yüreğine tercüme edemeyeceksin…

Absürt dediğiniz şey bizim doğamıza uygun bir şeydir. Çünkü dünyada olmak kendi başına saçmadır. Burada olmamızın geçerli, rasyonel hiçbir sebebi yok.

Kimse kimseyi sevmiyor ama herkes herkesle samimi.

Samimi olmak en güzel keramettir. Bırakın uçmak, kuşlara münhâsır olsun.

Kavmin yanlış tufanlardan geçip duruyor, gözlerime baka baka aşk diyorsun…

Ah aşk! Bir topluluğun fotoğraf çekildikten sonra dağıldığı  an…

Şiirden anlayan bir kadını öyle alelade bir şekilde sevemezsiniz.

Ağlamak abdesti bozmaz mıydı be şeyhim!

Sen varken ona mı yalvaracağım? O da beni superguzelsozler.com sevsin Rabbim, bunu ancak sen yaparsın.

Neşet Ertaş’ı bilmeyen nesle aşina değiliz!

Annemi üzdüm, böylece hep bana trenler çarpsın. Çirkin olduğum için aynaya bakmazsam; Güzelim.

Oysa seni sevmem toplumu meşru kılar Ve gitmen beni dile indirger sevgilim.

İnsanların ayrıntılara boğulmadığı günlerden kalma, güzel bir cümle vardır: Göz gördü, gönül sevdi.

Düşündük şiir yazınca temizlenir ülkemiz.

Annem daha yeni öldü, fazla uzaklaşmış olamaz.

Birleşmemiz radikal olacak ben kan vereceğim.

Hayat öyle bir yolculuktur ki, engin denizlerde yol almaya benzer. İster, süzülürken sakin sularda, ister, boğuşurken deli dalgalarda, seni koruyan, ruhunu taşıyan, emanet bir kayıktır; gövden aslında! Pusulandır inancın, limana varman da, şansındır rüzgar, yolunu almanda, amaç limana yanaşmaksa, rüzgarı beklemeye ne gerek, verilmiştir ellere iki kürek, bunlardan biri akıl, biri de yürek!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir