La Rochefoucauld Sözleri

La Rochefoucauld Sözleri, La Rochefoucauld Sözleri Kısa, La Rochefoucauld Sözleri Resimli, La Rochefoucauld Sözleri Whatsapp, La Rochefoucauld Kitap Sözleri, La Rochefoucauld Aşk Hakkında Sözleri, La Rochefoucauld Sözleri Facebook

Reklamlar

La Rochefoucauld Sözleri güzel

La Rochefoucauld Anlamlı Sözleri

-> Mutlu insanların kanaatkârlığı mutluluğun mizaçlarına kattığı sükunetten ileri gelir.

-> Mevcut duygularımızı gizlemek, olmayanları var gibi göstermekten daha güçtür.

-> Konuşmalara konu sağlayan zekâdan çok güvendir.

-> Aşkın zevki sevmektir, insan başkasına ilham ettiğinden çok kendi duyduğu sevgiden mesut olur.

-> Öğüt vermek kolay, örnek olmak zordur.

-> Aşktan tedavi eden birçok ilaç vardır, ama iyileştireceği kesin olanı yoktur.

-> Öyle delilikler vardır ki bulaşık hastalıklar gibi başkalarından kapılır.

-> En güzel hareketlerimiz bile, eğer onları oluşturan tüm nedenler herkesçe bilinmiş olsaydı, bize çoğu kez utanç verirdi.

Reklamlar

-> Bize ahlâksızlıkları yerdirip erdemleri övdüren, çıkar düşüncesidir.

-> Tutkularımızı dindarlık ve dürüstlük gösterişiyle örtmeye ne kadar çalışırsak çalışalım, bunlar hep o perdenin altından sırıtırlar.

-> Aldatılmanın en iyi yolu, kendini herkesten kurnaz sanmaktır.

-> Nasihat etmek kolay, örnek olmak zordur.

-> Asla rahatsız edemeyeceğimizi sandığımız kimseleri öyle çok rahatsız ederiz ki…

-> Nice kötü insanlar vardır ki, hiç iyi yanları olmasaydı daha az tehlikeli olurlardı.

-> Delileri iyi etmek için çareler bulunur, ama sapık bir kafayı düzeltmek imkansızdır.

-> Kurnazlıkların en incesi, bize kurulmuş olan pusulara düşer gibi görünmeyi iyi bilmektir ve insanın en kolay aldatıldığı zaman başkalarını aldatmaya çalıştığı sıralardır.

-> Herkes kabahati belleğinde bulur ama kimse bundan dolayı kendisinin yanlış hüküm verdiğine inanmaz.

-> Asıl yiğitlik, herkesin karşısında yapabileceği şeyi hiç tanığı olmadan yapmaktır.

-> Nehirler denizde kayboldukları gibi, erdemler de çıkarda kaybolurlar.

-> Dünyamız sadece maskelerden mürekkeptir.

Reklamlar

-> İkinci bir sevgi bulamazsak, birincisine uzun süre bağlı kalırız.

-> Akıl, daima gönlün oyuncağıdır.

-> Mutluluk malda değil candadır: insan ancak canı çektiği şeyi elde etmekle mutlu olur, yoksa başkalarının hoşuna giden şeye sahip olmakla değil.

-> Huzuru kendi içimizde bulamıyorsak başka yerde aramak boşunadır.

-> Doğum yerimizin şivesi, dilimiz gibi zihnimize de gönlümüze de işlemiştir.

-> Genel olarak insanı tanımak, bir insanı tanımaktan kolaydır.

-> Küçük kusurlarımızı itiraf edişimiz, büyük kusurlarımız olmadığına herkesi inandırmak içindir.

-> Hepimizde başkalarının dertlerine katlanacak güç vardır.

-> Evlenmenin iyisi olur ama kusursuzu olmaz.

-> Bütün mesleklerde herkes, nasıl tanınmak istiyorsa, ona uygun bir yüz ve kılık takınır. Onun için denilebilir ki, dünyamız sadece maskelerden mürekkeptir.

-> Üstün niteliklerle doğmuş olmanın en gerçek belirtisi, kıskançlık duygusundan yoksun doğmuş olmaktır.

Reklamlar

-> Irmaklar nasıl denize dökülürse, erdemler de öyle çıkar denizinde kaybolurlar.

-> Dünyada başarılı olmak için biz, başarılı görünen her şeyi yaparız.

-> Ciddiyet, zihin eksikliklerini örtmek için icat edilmiş bir tavırdır.

-> Yaptığı tüm kötülükleri bilecek kadar yetenekli insan yoktur.

-> Bedenin çalışması zihnin dertlerini giderir, yoksulları mutlu kılan da budur.

-> Sırrımızı kendimiz saklayamamışken, nasıl isteriz ki bir başkası saklayabilsin?

-> Küçük insanlar küçük şeylere çok kırılırlar, büyük insanlar bunların hepsini görür, fakat kırılmazlar.

-> Kadınların çoğunun dostluktan bir şey anlamamaları, aşkı tattıktan sonra dostluğun yavan gelmesidir.

-> Düzeltmek istemediğimiz kusurlarımızla övünmeye çalışırız.

-> Bizce aklı başında adam, yalnız bizim gibi düşünendir.

-> Tutkularımıza karşı koyabiliyorsak, bu irademizin gücünden çok, o tutkuların zayıflığındandır.

-> Bütün tutkular bize suç işletir superguzelsozler.com ama bizi en gülünç hatalara düşüren aşktır.

-> Vücut için can neyse, seven için de aşk odur.

-> Güzel hareketleri övmek, bunlarda bir tür pay sahibi olmak gibidir.

-> İçtenlik bir iç açılışıdır ve pek az kimsede bulunur. Daha çok görüleni, başkalarının güvenini kazanmak için kurnazca bir gizlilikten başka bir şey değildir.

-> Büyük kusurlara sahip olmak, ancak büyük adamların imtiyazıdır.

-> Yanıldığını asla kabul etmeyenler, en çok yanılanlardır.

-> İkiyüzlülük kötülüğün erdeme saygısıdır.

-> Güzel kadınlar için mücevher ne ise, yetenek için de yükseklik odur.

-> İnsanların çoğu için teşekkür, sadece daha büyük yardımlar için gizli bir umuttur.

-> Gerçek aşk tıpkı cinler, periler gibidir: bahsini herkes eder ama gözüyle görmüş olan pek azdır.

-> Aşkta olduğu gibi dostlukta da, insan bildiği şeylerden çok bilmedikleri yüzünden mutludur.

-> Örnek kadar bulaşıcı bir şey yoktur, yaptığımız büyük iyiliklerin ve büyük kötülüklerin hepsi benzerlerini doğurur.

-> Az ama dürüst bir zekâ, zamanla çok ama sapık bir zekâdan daha fazla can sıkar.

-> Öyle kusurlar vardır ki, büyük yetenekleri meydana getirirler.

-> Bizce aklı başında adam, yalnız bizim gibi düşünendir.

-> Toplum asıl kabiliyetten çok sözde kabiliyetleri mükafatlandırır.

-> Hiç kusurumuz olmasaydı, başkalarında kusurlar bulmaktan bu kadar zevk almazdık.

-> Düşman isterseniz dostlarınızı geçmeye çalışınız. Dost isterseniz, bırakın, dostlarınız sizi geçsin.

-> Büyük kusurları olmak, ancak büyük adamların harcıdır.

-> Yapılan iş ne kadar parlak olursa olsun, yüksek bir amacın sonucu değilse, büyük sayılmamalıdır.

-> Dürüstlük taslayan insanlar, kusurlarını başkalarından ve kendilerinden gizleyenlerdir; gerçek dürüst insanlarsa bu kusurları çok iyi bilen ve itiraf edenlerdir.

-> Hükümdarların insaf ve merhameti çok kere halkın sevgisini kazanmak için bir siyasetten başka bir şey değildir.

-> Dar kafalılık, inatçılığı doğurur, gördüğümüz kadarından ötesine kolay kolay inanmayız.

-> Zaaf, giderilemeyecek tek kusurdur.

-> Çok kere yapılan iyilikler ceza görmeden kötülük yapabilmek içindir.

-> Yaşlanmasını bilen pek az insan vardır.

-> Becerikli görünmek isteği, çok kere becerikli olmaya engeldir.

-> Sevmekten usandığımız zamanlar, sevgilimizin sadakatsizliği bizi sadakat zorunluluğundan kurtardığı için, hoşumuza gider.

-> Dünya üzerinde başarılı olabilmek için, başarılı gibi görünmemizi sağlayan her şeyi yaparız.

-> Akıllı görünme çabası, çoğu zaman akıllı olmayı engeller.

-> Mutsuzluğun tesellisi, onu belli etmekten alınan zevktir.

-> En cömertçe verilen şey öğüttür.

-> Birçok kimselerdeki hak sevgisi, haksızlığa uğramak korkusundan başka bir şey değildir.

-> Tevazu iki kere övünme isteğinden başka bir şey değildir.

-> Kimseye minnet etmeden bütün lüzumlu şeyleri kendinde bulabileceğini sanan, çok yanılır.

-> Bizi takdir edenleri her zaman severiz ama takdir ettiklerimizi her zaman sevmeyebiliriz.

-> Umut, bütün aldatıcılığıyla birlikte hiç değilse bizi ömrün sonuna hoş bir yoldan götürmeye yarar.

-> Doğal görünmek isteği kadar doğallığa engel olan bir şey yoktur.

-> Bazen sevdiğimizin bize yanıldığımızı belirtmesi, bizi aldatmasından daha ağır gelir.

-> Sevmek sevmemek insanın elinde olmadığına göre, ne âşık sevgilisinin vefasızlığından, ne de sevgili âşığının kayıtsızlığından şikayette haklıdır.

-> İnsan sevdiği kadar affeder.

-> Kendi kusurlarımızın tam zıtlarıyla övünürüz: İradesiz miyiz, inatçı olmakla övünürüz.

-> İnsanlar yaşlandıkça hem daha deli, hem daha bilge olurlar.

-> Dine sıkı sıkıya bağlı olmak isteyen çoktur ama alçakgönüllü olmaya kimse yanaşmaz.

-> İnsan sevgilisini ne kadar çok severse, ona kin beslemeye de o kadar hazırdır.

-> İnsan, tehlikeyle karşılaşmadan cesur olup olmadığını anlayamaz.

-> İnsan, denemediği her şeyde yüzde yüz başarısız olur.

-> Kinimiz büyüdükçe, kin beslediğimiz kimseden daha küçülürüz.

-> Bir adamın değeri, büyük yetenekleriyle değil, onları nasıl kullandığına bakılarak ölçülmelidir.

-> Şiddetli rüzgarların, mum alevlerini söndürüp, büyük yangınları büsbütün körüklediği gibi ayrılıklarda, küçük sevgileri yok ederken, köklü bağlılıkları büsbütün yüceleştirir.

-> Bazen insan, başkalarından olduğu kadar kendinden de farklıdır.

-> Riyakarlık, ahlaksızlığın erdeme karşı gösterdiği bir saygıdır.

-> Basit düşünceli adam, yakınındaki her şeyi suçlamaktan zevk alır.

-> Pek az kadın vardır ki, değeri güzelliğinden ömürlü olsun.

-> Gençlerin pek çoğu terbiyesizlik ve kabalıklarını doğallık zannederler.

-> Çıkar dedikleri, her dili konuşur, her kılığa girer.

-> Yaptığımız kötülüklerden çok, meziyetlerimizdir ki, başkalarının kin ve şerrini üstümüze çeker.

-> Kendimizi başkalarına benzetmeye, gizlemeye o kadar alışmışız ki en sonunda kendimizi gizleriz.

-> Bizler, sevdiğimiz dereceye göre affederiz.

-> Umutlarımıza göre söz verir ve korkularımıza göre hareket ederiz.

-> Eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar, hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır.

-> Değerimiz bize seçkin insanların takdirini kazandırır, talihimiz de ayak takımının.

-> Zeki bir adam ahmaklar meclisinde çok kere ne söyleyeceğini şaşırır.

-> Benlik hırsı arkadaşlık etmese, erdem pek uzaklara gidemezdi.

-> Susmak, kendine güvenemeyenin başvurduğu en emin çaredir.

-> Kıskançlığımız, kıskandığımız kişilerin mutluluğundan daha uzun ömürlüdür.

-> Eğer başkalarını aşağı görmeseydik başkalarının yüksekten bakmalarından yakınmazdık.

-> İnsan sevdiği sürece affeder.

-> İlk sevdiklerinde kadınlar, âşıklarını severler, ötekilerde ise sevdikleri aşktır.

-> Kadınların cehennemi yaşlılıktır.

-> İnsan her yaşta çocuk gibidir. Başı daima sevgiden bir yastık arar.

-> İyi bir nasihatten faydalanmak, en az onu vermek kadar sağduyuya ihtiyaç gösterir.

-> Başkalarının gururuna dayanamayışımız, kendi gururumuzu incittiği içindir.

-> Pişmanlık, yaptıklarımızdan duyulan acı değil, yaptıklarımızın sonucu olarak başımıza gelecekler karşı duyulan korkudur.

-> İnsanların çoğu, aşk diye bir kelimenin olduğunu bilmeselerdi, onlar için hiçbir şey fark etmezdi.

-> İnsanların mutlulukları ya da mutsuzlukları, kaderin olduğu kadar da karakterlerinin eseridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir