Desiderius Erasmus Sözleri

Desiderius Erasmus (1466-1536), Hollandalı hümanist, ilahiyatçı ve filozof olup, Rönesans döneminin en etkili düşünürlerinden biridir. Katolik Kilisesi’ne yönelik eleştirileri, özgür düşünceyi savunan yaklaşımı ve filolojik çalışmalarıyla Reform hareketini dolaylı olarak etkilemiştir.

Desiderius Erasmus Sözleri Kısa

Eğitimi ve Hümanist Düşüncesi: Rotterdam’da doğduğu kabul edilen Erasmus, erken yaşlarda manastır eğitimi aldı. Ancak skolastik düşüncenin katılığını eleştirerek hümanist öğrenime yöneldi. Paris, Oxford ve İtalya’da klasik eserler üzerine çalıştı.

Antik metinleri araştırarak, Yunanca İncil’i Latinceye çevirdi ve bu çeviri, dini metinlerin eleştirel okunmasına zemin hazırladı.Katolik olmasına rağmen, kilisenin bozulmuş yapısını eleştirdi. Ancak Luther ve Protestan Reformu’nun radikal değişimlerine mesafeli durarak daha ılımlı bir reform anlayışı benimsedi.

Martin Luther’in kadercilik anlayışına karşı çıkarak bireyin özgür iradesini savundu ve bu konuda Luther ile tartışmalara girdi.”Deliliğe Övgü” (Moriae Encomium): En ünlü eserlerinden biri olup, kilise, ruhban sınıfı ve skolastik düşünceyi hicveder.

Erasmus, Reform hareketini doğrudan desteklemese de düşünceleriyle büyük bir entelektüel dönüşümün önünü açtı. Hümanist eğitimin önemini vurguladı, bireysel düşünceyi savundu ve dogmatik anlayışlara karşı çıktı. Katolik Reformu ve Avrupa’nın aydınlanma sürecinde kalıcı bir iz bıraktı. 1536 yılında Basel’de yaşamını yitirdi, ancak fikirleri yüzyıllar boyunca etkisini sürdürdü.

Desiderius Erasmus Sözleri Kısa

-> İnsan, neye inanırsa ona dönüşür.

-> Zenginlik, bilge bir insanın elinde bir araç, cahilin elinde ise bir yüktür.

-> Sorgulamayan bir hayat, boşa yaşanmış bir hayattır.

-> Ben bir özgürlük severim. Bir kesime hizmet etmeyeceğim ve edemem.

-> Baskıya izin veren suçu paylaşır.

-> Cehalet, insanın en büyük düşmanıdır; çünkü bilinmeyen şey korkutur.

-> Kötülük gizemin, acı ise bilginin kaynağıdır. 

-> Her şeyin fiyatı vardır ama erdemin değeri ölçülemez.

-> Kötü huyların en büyüğü temkindir.

-> İnsan doğası gereği yanılgıya açıktır, ancak bunu kabul etmek en büyük erdemdir.

-> Kendi doğrularından şüphe etmeyen insan, gerçeği bulamaz.

-> Tanrı Adonis’in Suriye çayırlarında çiriş otu toplarken bir yaban domuzu tarafından öldürüldüğü mitolojide yer alır.

-> Gerçek özgürlük, insanın kendini disipline edebilmesidir.

-> İnsanın her şeyi iyi tanımasını engelleyen iki şey vardır: biri ruhunun önüne perde çeken utanma, öteki de kendisine tehlikeyi gösterip büyük işlemlere girişmekten yüz çevirten korku.

Desiderius Erasmus En Güzel Sözleri

-> Bilgelik, insanın hatalarından ders çıkarmasıyla başlar.

-> İşler olup bittikten sonra budalanın da aklı başına gelir.  

-> Gerçek bilgelik, cehaletini kabul edebilen insanın sahip olduğu bilgidir.

-> Erdemli bir insan, yalnızca doğruluğu değil, adaleti de savunmalıdır.

-> Gerçek zenginlik, bilginin ve ahlakın birleşiminden doğar.

-> Hayat kısa, bilgelik ise uzun bir yolculuktur.

-> Korkaklar, en küçük fırtınada bile gemilerini terk eder.

-> Ne kadar az şeye ihtiyaç duyarsanız, o kadar özgür olursunuz.

-> Talih, cesaretli ve atılganlara güler yüz gösterir.

-> İnsan, kaybettiklerinden değil, vazgeçtiklerinden pişman olmalıdır.

-> Bilge olmak, aklı rehber olarak almaktır; deli olmak ise kendini tutkuların akışına bırakmaktır. 

-> Özgür yaşanmışsa, özgür ölünmelidir! 

-> Kendimi tarif etmek, kendime sınır çizmek olur; kudretimin ise asla sınırı yoktur.

-> Her zaman gerçeği olduğu gibi söylemek zorunluluğu yoktur. Önemli olan, gerçeğin açıklanış biçimidir.

-> İnsan, sürekli değişir ama çoğu zaman bunu fark etmez.

-> Hata yapmak insanidir ama hatalarından ders çıkarmamak, aptallıktır.

-> Gerçek dostluk, sadece iyi günlerde değil, kötü günlerde de kendini gösterir.

-> İnsan, düşünceleri kadar geniş bir dünyada yaşar.

-> Doğa, insanın en büyük öğretmenidir, ancak onu dinlemeyi bilenler için.

-> Bir insan, kendi içindeki şeytanları yenmedikçe, başkalarını suçlamamalıdır.

-> Gerçek bilgi, yalnızca öğrenmekle değil, öğrendiğini uygulamakla kazanılır.

-> İnsanlar kendilerini bilgeliğe verdikçe mutluluktan uzaklaşırlar. 

-> Körlerin ülkesinde, tek gözlü insan kral olur.

Desiderius Erasmus Kitap Sözleri

-> Din bir tür deliliktir. Çünkü gerçek inanç hiçbir zaman  akla dayanmaz, imana dayanır.  

-> Dostlarını seçerken acele etme, değiştirmekte ise daha da yavaş ol.

-> Bir insan ne kadar az şeye sahip olursa, kaybedeceği şey de o kadar az olur.

-> Ne zararı var, bütün halk sana karşı ıslık çalsa sen sadece güvenle kendini alkışlasan.  

-> Ben bir dünya vatandaşıyım, herkese ama herkese bir yabancı olarak bilinirim.

-> Kimse seni övmüyorsa, sen kendini öv.

-> Hayat, yanlış yolda bile olsanız devam etmek zorunda olduğunuz bir yolculuktur.

-> Paylaşılmayan mutluluk mutluluk mudur, insan bir başına mutlu olabilir mi, tadını çıkarabilir mi?

-> Ölümlülerden oluşan şu sürüsüne bereket kalabalığa aydan bakacak olsan, birbiriyle vızıldaşıp duran bir sürü sinek ya da sivrisinek gördüğünü sanırsın; birbiriyle savaşan, kumpaslar kuran, kapıp kaçan, oyunlar oynayan, oynaşan, doğan, yaşlanan ve ölen. Kısacık bir ömre yazgılı bu küçücük yaratıkların bu kadar belayı, bu kadar faciayı yarattıklarına inanmak çok zor doğrusu.

-> Kendinden nefret eden biri bir başkasını sevebilir mi?   

-> Dil, insanın iç dünyasının aynasıdır.

-> Görünüşte bilge olup içinde cahil kalmaktansa, açıkça cahil olmak daha iyidir.

-> Savaş insanlara değil, insanlıkla ilgisi olmayan canavarlara yakışır.  

-> Bir kitabın içinde kaybolmak, bazen dünyada yolunu bulmaktan daha değerlidir.

-> Türkler ve yeryüzünün dörtte üçünü kapsayan sayısız barbarlar, doğru dine girmiş olmakla övünürler. Boş inanç sahibi alçaklar saydıkları Hristiyanlara tepeden bakarlar.  

-> Bilgi, yanlış ellere düştüğünde en büyük silaha dönüşebilir.

-> Düşünmeyen insan, yaşayan bir ölüdür.

-> Dünyada en büyük güç, insanın kendi düşüncelerini yönetebilme gücüdür.

-> Delilik olmasaydı, dünya katlanılmaz bir yer olurdu.

-> Bir ulusun geleceği, yetiştirdiği gençlerin eğitimine bağlıdır.

-> Taştan putlara veya özenle boyanmış ahşap putlara özlem duyacak kadar budala da değilim. Sersem bir kalın kafalı, Muavininin alaşağı edip yerine geçiverdiği müdürün durumuna düşeriz biz tanrılar da o vakit. 

-> Dünya, bilge insanlar sayesinde döner ama deliler sayesinde renklenir.

-> Bir insanın karakteri, güç sahibi olduğunda kendini gösterir.

-> İyiliği bilmek yeterli değildir; önemli olan onu hayata geçirmektir.

-> Mutluluğa rağmen, krallar bana çok mutsuz görünür, çünkü kendilerine gerçeği söyleyecek tek kişi yoktur, dost yerine asalaklara mecburdur. 

-> Delinin ruhunda ne varsa yüzünde yazılıdır, ağzı da bunu gizlemeden söyler; oysaki bilgenin, yine euripides’e göre iki dili vardır: biri hakikati söylemek için, öteki de yeri gelince hakikatin kılığını değiştirmek ya da onu gizlemek için. Bilgede akı kara, karayı da ak kılmak sanatı vardır. Ağzından hem soğuk hem sıcak soluk çıkar. Sözleri de çoğu zaman düşüncelerinden epey uzaktır.

-> Deliliğin olmadığı bir dünya, ruhsuz bir bedene benzer.

-> Evet, meselenin özü budur, krallar gerçekten nefret eder.  

-> Beni benden daha iyi kim ifade edebilir ki?  

-> İnsanların çoğu ahmaklığa iman eder gönülden.   

-> İnsanlar, en büyük savaşlarını kendi iç dünyalarında verirler.

-> Mutluluk, aklın bittiği yerde başlar.

-> Öğrenmenin sonu yoktur, ancak her insan onu bir yerde bırakır.

-> İyi bir insan olmak, bilgili superguzelsozler.com olmaktan daha değerlidir.

-> Kendini bilmeyen insan, her şeyi bildiğini sanır.

-> Mutluluğun en büyük düşmanı, sonsuz arzuların kölesi olmaktır.

-> Kitaplar, zamanın yıkıcı etkisine karşı insan aklının koruyucularıdır.

-> Öyle ya, bir milleti idare etmek işini üzerine almış bir insan, bütün hayatını toplumun çıkarlarına adamak için kendi çıkarlarından vazgeçmiş demektir. O hep milletinin mutluluğuyla ilgilenir.

-> Dünya, bilge insanlara saygı duyar ama delilere daha çok eğlenme fırsatı tanır.

-> Özgürlük, ancak bilgili insanlar için gerçek anlamda vardır.

-> Eğitim, yalnızca okullarda değil, hayatın her anında devam etmelidir.

-> Cahillik, mutluluğun anahtarı gibi görünse de en büyük esarettir.

-> İnsanlara iyilik etmek tanrı olmak demektir.  

-> Bizi mutlu eden, düşünsel eğilimlerimizdir.   

-> İtiraf edin ki, güzel, hoş olarak yaptığınız ne varsa, hepsini bu deliliğe borçlusunuz.

-> Herkes kendini bilge zanneder ama gerçek bilgelik, her zaman öğrenmeye açık olmaktır.

-> Düşünmek, insanı kölelikten kurtaran en büyük özgürlüktür.

-> Mademki hayat adamlarıyla dindarlar birbirine bu kadar zıt hareket ederler, o halde birbirlerine deli gözüyle bakmaları da doğaldır. Bence bu unvana en yakın olanlar dindarlardır. 

-> Savaş söz konusu olduğunda hiçbir masraftan ve zahmetten kaçınmazlar. Hiçbir şey önemli değildir onlar için. İster hukuk, ister din, isterse barış çiğnensin, hatta insanlık batsın, umurlarında olmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir