Aziz Nesin Sözleri
Özellikle mizahi üslubu ve toplumsal eleştirileriyle tanınan Aziz Nesin, eserlerinde bürokrasiyi, siyaseti, eğitim sistemini ve toplumsal eşitsizlikleri ele almıştır. “Zübük”, “Gol Kralı”, “Şimdiki Çocuklar Harika”, “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” ve “Fil Hamdi” gibi eserleri, onun en bilinen roman ve öyküleri arasında yer alır.

Aziz Nesin, 20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğmuş ve mizah, hiciv ve toplum eleştirisi alanında önemli eserler vermiş bir yazardır. Asıl adı Mehmet Nusret Nesin’dir. Kuleli Askerî Lisesi ve Harp Okulu’ndan mezun olduktan sonra orduda subay olarak görev yapmış, ancak siyasi görüşleri nedeniyle ordudan uzaklaştırılmıştır. Daha sonra gazetecilik ve yazarlık yaparak edebiyat dünyasına adım atmıştır.
Aziz Nesin En Güzel Sözleri
-> Dünyamı verdim sana, bende kal.
-> Yoksulun tek silahı çalışmaktır.
-> Eskisi olmayanın yenisi de olmaz.
-> Tembellerin çalışma günü yarındır.
-> Delilik, en sağlam dokunulmazlıktır.
-> Kurana inanmam için aklımı yitirmem lazım.
-> Dar yerden çıkanlar geniş yerlere sığmazlar.
-> Yürekten seven kadınlar, ağlamazlarsa ölürler.
-> Boşuna yağıyor yağmur, birlikte ıslanmayacağız ki.
-> Nasıl görmezse göz kendini kendimi arıyor bulamıyorum.
-> Bir ülkede ne kadar çok tabu varsa o kadar özgürlük yoktur.
-> Politikacıdır bu, herkesi öper de, sever de, kucaklar da…
-> Aman oğlum, artık okuma, aklın karışır da iş adamı olamazsın.
-> Ben bir yaşam maratoncusuyum. Bu yüzden yaşamın en yalnızıyım.
-> Bazen insan öyle özlenir ki; özlenen bilse, yokluğundan utanır.
-> Bu dünyayı bir daha göremem belki Ama bu dünya beni hep görecek.
-> Aldatan kişinin cinsiyeti ne olursa olsun, medeni hali şerefsizdir.
-> Kirli çevre insanın ruhunu kirletir, kirli ruhlar çevreyi kirletir.
Aziz Nesin En Güzel Sözleri
-> Bir bok bilmiyorsun. işin kötüsü bir bok bilmediğini de bilmiyorsun.
-> İnsan yalnızca söylediklerinden değil, sustuklarından da sorumludur.
-> Yaptığımız en güzel şey ayrandır. Onu da yoğurda su katarak yapıyoruz!
-> Yatağına yatınca; yüreğinin sesinden uyuyamıyorsan, anla ki yalnızsın.
-> Bir yanlışlık var; sen bu denli güzel, ben bu denli sevdalı olmayacaktık.
-> Yıkılmasın diye dağlar, ah! Çekmiyorum. Kendimi yıkıyorum, dünyayı yıkmıyorum..
-> İster kadın ister erkek olalım, kendi kendimizden memnunsak, şanslıyız demektir.
-> Dünyadaki en karlı ticaret din tüccarlığıdır. Sermayesi yalan müşterisi cahildir!
-> Bu dünyada milyarlarca insan var, hepsi de başka başka. Hiçbiri birbirine benzemez..
-> Benim deli olmam olanaksız. Çünkü ben ölmüşüm. Deliler de ölür ama hiç ölüler delirir mi?
-> Ne ölünün arkasından konuşulur, ne de gidenin. Çünkü ha olmuştur, ha gitmiştir kalan için.
-> Bırak olmasın mezar taşımız, bir okul bahçesine gömsünler bizi çocuklar koşsun üzerimizde..
-> Nasıl bittiyse bundan öncekiler, bu da biter. Bite bite sonunda bende biterim. Olur biter !
-> Yok oğlum, yok; medeniyetin okulu, kursu mursu olmaz. İnsanın kendinde olmayınca ne yapsan boş.
-> Bir şeyi bedava dediler mi aman alma sakın, oradan kaç. Bedeline almaktan çok daha pahalıya gelir!
-> Çok merak ediyorum kendimi. Başıma bir şey mi geldi? Öldüm mü kaldım mı? Hiçbir haber yok kendimden!
-> Aynı kağıdın arka ve on yüzleri gibiyiz. Sonsuza dek beraber; ama hiçbir zaman birbirlerini görmeyen.
-> Kolayca akmaz bilirsin bir erkeğin gözyaşları; ama eğer erkek ağlıyorsa, asla sahte olmaz gözyaşları.
-> İçinde bulunduğumuz mutluluğu bilemeyiz.Ancak ondan uzaklaşınca, mutluluk içinde yaşadığımızı anlarız.
-> Neden kaybedenler, kaybedilenlerin kaybedilmeden önce kaybedilmeyecek kadar değerli olduğunu anlamıyor?
-> Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, diyerek yaşattığınız yılanların bir sonraki hedefi siz olursunuz.
-> Ben bir ateistim ve eğer bir gün Tanrıya inandığımı söylediğimi duyarsanız ciddiye almayın. Bunamışımdır.
-> Öyle ya. Bu adam bir kere siyasete gözünü dikmiş. Böylesinden korkulur. Bunun yapmayacağı kötülük yoktur.
-> Bu devir namussuz devri. Kimse doğruluk üzerine iş görmüyor. Doğru adamı hiçbir işin başına geçirmiyorlar.
-> Al yalnızlığını gel ! Korkma, sıkılmayız. Senin yalnızlığın benim yalnızlığımla konuşur, biz ikimiz susarız !
Aziz Nesin Kitap Alıntıları
-> Biz halisinden Atatürkçüyüz ve Atatürk hazretlerinin izindeyiz. Öyle yatıra matıra, türbeye, kıtıra inanmayız.
-> seni, annen kadar sevecek ve baban kadar merak edecek hiç kimse yoktur; o yüzden kimse bana aşk’tan bahsetmesin.
-> İçimde bir merak öyle bir merak ki ölümümden bir ay sonra bir güncük yaşamak ve dostu düşmanı suç üstü yakalamak.
-> Kadının aşka bakışı; ‘bir sen, bir ben, birde bebek’ken, erkeklerde bu durum; bir sen, bir ben, birde yedek’ tır.
-> ‘Aşığım sana’ cümlesinin sonundaki ‘a’ harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine, sen hala ‘aşığım san’ beni.
-> Bir davranış fedakarlık olsun, bunu herkes bilsin, duysun diye yapıldı mı, o davranış fedakarlık olmaktan çıkıyor.
-> Silahlanmaya ödenen para, dünyadaki açlik sorununun tamamen halledilmesi için gereken paranın yaklaşık 100 katıdır.
-> Diyorlar ki’eskiden böyle değildin artık içine kapandın.’dedim ki:’içindekiyle yetinen bu kalp artık sizi ne yapsın.
-> İnsan, insan gibi, insan olarak hür olmasını bilmezse, hür olamazsa, o zaman kurtlar, kuşlar gibi hür sanır kendini.
-> Alıştın, nutukları dinleyip uyuyorsun. Sen böyle uyudukça, sanma ki sabah olur! Körler memleketinde, şaşı padişah olur!
-> Bir tohum verdin çiçeğini al. Bir çekirdek verdin ağacını al. Bir dal verdin ormanını al. Dünyamı verdim sana bende kal.
-> İşin zoruna gideceksin. Her zaman zoru dene.. Zoru yapamasan bile, zoru yapmaya çalışarak hiç olmazsa kolayını yaparsın.
-> En güzel şiir matematiktir. Yeryüzünde şimdiye dek iki kere iki dört eder’den daha güzel bir dize yazılmamıştır sanırım..
-> Hatta vali bile olmak için, hatta elçi bile olmak için diploma gerekmez de, mahalle bekçisi olmaya kalksan diploma ister.
-> Neden evlilik yüzüğü, yüzük parmağına takılır ki? ‘çünkü başka hiç bir parmağımızdan, direk kalbe giden bir damar yoktur.
-> Çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak yerine, dünyaya daha iyi çocuklar bıraksanız, sorun kendiliğinden çözülecek aslında.
-> Ne kadar kalmak istesek de bazen gitmek zorunda kalırız. Ve ne kadar gitmek zorunda olsakta, kalmaktan yanadır sol yanımız.
-> Hayatım süresince boyum kadar kitap yazdım ama beni sevmeyenler buna da mazeret bulup -onun zaten boyu kısaydı diyebilirler.
-> Bilirsin günahları yazan melek soldadır. Hatta bundandır kalbin solda olması. Çünkü belkide aşk, yaşanılan en büyük günahtır.
-> Hiç kimseye güvenmiyorum diye birşey yoktur, zamanında o’na güvendiğim için, artık kimseye güvenmiyorum’ diye birşey vardır .
-> Hayat bir sınavşa eğer hiç uğraşma, adını yaz ve çık. Belki sınıfta kalırsın; ama adının altında bembeyaz bi sayfa bırakırsın.
-> Belki sıkıca sarılabileceğimiz bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız; ama bilinsin ki adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız!
-> Türk erkeğinin dünyanın en kıskanç erkeklerinden biri olmasının sebebi; sevgililerine değil, kendilerine güvenmediklerindendir.
-> İyi insan lafın üstüne gelir’ demişse eskiler, ve ben sürekli seni konuştuğum halde gelmiyorsan; demekki iyi bir insan değilsin.
-> Terkeden kişinin gittiği yerde aradığını bulamayınca dönüp ‘özledim’ demesi; özlediğinden değil, eşek gibi pişman olduğundandır.
-> Üşümek varsa bu sıcağın yokluğudur, karanlık varsa isiğin yokluğu. Eğer her yer karanlık ve sen üşüyorsan işte bu o’nun yokluğu.
Aziz Nesin Sözleri Facebook
-> Yalnız kendi öz çocuklarımı değil, yalnız Türk çocuklarını değil, Amerikan, Rus, Alman, Ermeni, Çin, Çingene bütün çocukları seviyorum.
-> Biz böyleyiz, bizden ne köy olur ne kasaba… Böyle gelmiş, böyle gideriz. Lanetlendik mi, beddua mı aldık nedir? Çilemizdir çekeceğiz…
-> Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum Derlerse ki bu işler bir şeye yaramaz De ki bütün işe yarayanlar İşe yaramaz sanılanlardan çıkar.
-> Türk insanının çoğunluğu düşünmüyor. Lütfen düşünsünler. Başka bir şey istemiyorum artık düşünün. Benim için değil, kendiniz için düşünün.
-> “Diploman var mı, okul diploman?” dedi. “Yok, dedim, okula gidemedim.” “Hmmm, demek diploman yok. Öyleyse sana yüksek bir iş vereceğiz,” dedi.
-> Bahse girerim yarın bir yobaz çıkıp, tuvalete gitmek günah diye fetva verse, tuvalete gitmeyecek ve altına yapacak o kadar öküz var ki bu ülkede.
-> Çocuklar, ben anladım bu vicdan azabı denilen şeyi. Hiç kimse kendisininkini hatırlamıyor. Herkes başkalarının çekmesi gereken vicdan azabını biliyor.
-> Parayı verince ne olmaz? Onu bana bırak. Memlekette ahlak diye bir bok kalmadı emin ol. Yahu, hakkını almak için rüşvet vereceksin. Namussuzluk diz boyu.
-> İnsanın bir dili öğrenmiş olduğu üç şeyden anlaşılır. Birincisi, o dilde rüya görüyorsa. İkincisi o dilde sevişiyorsa. Üçüncüsü de, o dilde kavga edebiliyorsa.
-> Doktorlar anlamadı ama, ben hastayım. Hastalığımı biliyorum: Umutsuzluk , kırgınlık… Ruh çöküntüsü içinde gittikçe kendimden ayrılıp başka bir insan oluyorum.
-> Korkmuyorum diyenler, ya başkalarına yalan söylüyorlar, ya kendilerine yalan söyleyip kendilerini kandırıyorlar yada bilmeyerek insan olmadıklarını söylüyorlar.
-> Toplum ne denli yozlaşır, aptallaşır, akılcılıktan uzaklaşırsa; O denli fizik ötesi gizli güçlere, cine, periye, büyüye, fala bağlanır! Bugün Türkiye bu durumdadır!
-> Her şeyin başı kanunlara, emirlere, nizamlara, talimatlara uymayanlara tepki göstermekle başlar. Yoksa vatandaşlarım, biz bu muasır medeniyet seviyesini nah geçeriz…
-> Uslanma hiç hep deli kal büyüme sakin çocuk kal eş deli deli böyle kal son harmanında sevdanın tüken toz toz savrula kal suçüstü bulmalı ölüm olurken de sevdalı kal ..
-> Okula gideceksem, yaşamıyorum. Askere superguzelsozler.com alacaklarsa, yaşıyorum. Nüfus kağıdı istersem, yaşamıyorum. Vergi alacaklarsa, yaşıyorum. İş ararsam, yaşamıyorum. Ceza keseceklerse, yaşıyorum.
-> Sayın olmayan bayanlar baylar sizlere de merhaba! Bindiği dalı kesenler, öksürüğe göre esenler, çabuk kırılıp küsenler, merhaba! Neredesin bir şu dağın ardında kalan umudum, merhaba!
-> Şimdi çok iyi anladım ki; bizde zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz. Hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi.
-> Haritalara baktım, hiçbirinde evin yok. Ansiklopedilere baktım, hiçbirinde resmin yok. Sözlüklere baktım, hiçbirinde ismin yok. Aynada kendime baktım, seni gördüm. Benden başka yerin yok.
-> Yavrularım, yurtsever olunuz. Yurdunuzu çok, çok seviniz. Yurdunuzu yakından tanıyanız. Büyüyünce Anadolu’yu köy köy dolaşınız. Yoksul yerlerde görev alınız. Bu Cumhuriyet size emanettir.
-> Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde.. Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor.. Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim .. Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde ..
-> Yurdumda otuz milyon insanın belki de yirmi milyonundan çoğu benimkine çok benzer olayları yaşamıştır, daha da yaşamaktadır. Dahası çok daha ağır, kötü koşullar içinde yetişen de pek çoktur.
-> Kadınların çuvala girmesini istiyorlar. Niçin? Erkeğe karşı korunma değil mi? Erkek boğa mı ki saldıracak? Ama erkeğin boğaya özenmesini marifet sayıyorlar. Gençliğinde boğaya özenen erkek, yaşlanınca öküz olur.
-> Hepimize attığı kazıkların bir ucu gök kubbesine, bir ucu yerin yedi kat dibine varmış. Şimdi biz yediğimiz kazıklar çıkar mı diyerek bile bile bir yalana daha göz yumuyoruz. Kazıklandıkça, insanın yalana inanası geliyor.
-> İnsan bir küçücük yalan söyledi mi, o yalanı gizlemek için biraz daha büyük yalan söylemek zorunda kalır. Sonra o yalan ortaya çıkmasın diye daha büyük yalan söyler.Her yalan, daha çok, daha büyük yalan doğurur.Onun için yalan söyleme!
-> Kadınlar yolda, bürüklerinin içine dolanmış, yalnız tek gözleri açık, öyle geziyorlar. Bu denli kapandıkları da yetmezmiş gibi, uzaktan bir erkeğin geldiğini gördüler mi, daha elli adım ara varken hemen önlerini duvara dönüp, erkek elli adım geçesiye, sırtları dönük oturup bekliyorlar. Onları böyle görmek, insanı insanlığından utandırıyor.
-> Gerici güçlerin en belirgin özelliği şudur: İlerici olan, yeni olan her şeyi, önce ona karşı gelerek yıkmaya çalışırlar; beceremezlerse kendi içlerine alır boğar, yok ederler. Türkiye’deki gericilik, emperyalizmin ancak bir dış belirtisidir. Gericiliği söküp atmak istiyorsak, önce kökü dışarıda gericiliğin besleyicileri olan emperyalizmin kökünü yurdumuzdan kazımalıyız!