Epiktetos Sözleri

Epiktetos, M.S. 55-135 yılları arasında yaşamış, antik Yunanlı Stoacı filozoftur. Denizli civarında doğmuş, Roma’da bir köle olarak yaşamış, özgürlüğünü kazandıktan sonra felsefeye yönelmiştir. Öğrencisi Arrianus sayesinde fikirleri günümüze ulaşmıştır.

Epiktetos En Güzel Sözleri

Felsefesinde kontrol edebileceğimiz şeyler ile edemeyeceğimiz şeyleri ayırt etmenin önemini vurgulamıştır. Ona göre gerçek özgürlük, yalnızca kendi irademizle yön verebildiğimiz alanlarda saklıdır.

Epiktetos En Güzel Sözleri

-> Kötü kimseler özgür olamazlar.

-> Sadece eğitimli olanlar özgürdür.

-> Başkalarıyla yarışma, kendinle yarış.

-> Mutluluk ile arzu birlikte olamazlar.

-> Acının rengi yok, herkes için aynı akar.

-> Yaşam ve ölüm hükmümüz altında değildir.

-> Öfkelenmek ve sızlanmak ahlaka aykırıdır.

-> İnsan tasarlamayı çok seven bir hayvandır.

-> Doğruluğun en güzel meyvesi, ruhun huzurudur.

-> Yarınlar düşlerinin güzelliğine inananlarındır.

-> Zaman en değerli varlığındır ve asla geri dönmez.

-> Alışkanlıklara, zıt alışkanlıklarla hakim olunur.

-> Zaman en değerli varlığındır ve asla geri dönmez.

-> Felsefe her anın sonsuz değerine, dikkat etmektir.

-> Bir ahmağı ne ikna edebilir, ne de caydırabilirsin.

-> Kendinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir.

-> Kim ki kendisinin efendisi değildir, özgür değildir.

-> Sessizliği korumak, konuşmaktan daha güven vericidir.

-> Her sanat, öğrenildiği zaman, sahibine bir iş yükler.

-> Beni Anisthenes özgür kılmıştır, asla bir köle olmadım.

-> Felsefe ile uğraşıyorum! Deme; kendimi kurtarıyorum de!

-> Yaşamındaki sınırlar yalnızca senin belirlediklerindir.

-> İnsanın hakiki asaleti faziletten gelir, doğuştan değil.

-> Neden başkalarına ait olan şeylerin kaygısını duyuyoruz?

-> Olaylar önemli değildir; onları algılayışımız önemlidir.

-> Sen de güneş gibi ol, beklenilen iyiliği istenilmeden yap.

-> Eğer biz kaygı duymak istemezsek bizi kim kaygılandırabilir ki?

-> Zenginin alçakgönüllü, alçakgönüllünün de zengin olması zordur.

-> Bir insanın bildiğini zannetiği bir şeyi, öğrenmesi imkansızdır.

-> Size ait olmayan şeylerin sizi rahatsız etmelerine izin vermeyin.

-> Balmumundan inançlara sahip olduğunuz müddetçe güneşten uzaklaşın.

-> İnsanı mutsuz eden olaylar değil, olaylar hakkındaki görüşleridir.

-> İlk önce kendine ne olacağını sor, sonra ne yapmak gerekiyorsa yap.

-> Felsefenin kaynağı, kendi yetersizliğini ve güçsüzlüğünü bilmektir.

-> Gerçeklerin hafifliği varken, dünyanın kirli ağırlığı altında ezilme!

-> Bütün facialara zemin hazırlayanlar, zenginler, zorbalar ve krallardır.

-> İnsanları huzursuz eden olaylar değil, olaylar hakkındaki görüşleridir.

-> Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bugünden başlamıyorsun?

-> Bir kinik aynı gücü ve yetkiyi ancak sahip olduğu vicdandan elde edebilir.

-> Güçlükler insan karakterinin ölçüsüdür. İnsanın ne olduğunu onlar gösterir.

-> İnsanları tedirgin eden, olan biten değil, olan bitenle ilgili inandıkları.

-> Arzularını ve tutkularını ortadan kaldır. Artık senin için hiçbir zalim kalmaz.

-> Bir güzel söz söyleme sanatı varsa, bir de güzel anlama ve dinleme sanatı vardır.

-> Senin bardağını kırdıkları vakit, komşunun bardağı kırıldığı kadar sakin olmalısın.

-> Hiçbir siyasi otorite kendi sistemini sarsıcı eseri sansür uygulamadan izin vermez.

-> Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen, akıllı bir insandır.

-> İnsanlar bir şeyler yüzünden değil, şeylerle ilgili düşünceleri yüzünden acı çeker.

-> Zavallı insan, içinde bir tanrı taşıyorsun ve onun hakkında hiçbir şey bilmiyorsun.

-> Eğer öküzlerle domuzlar konuşabilseydi, yemden başka şey düşünenlerle alay ederlerdi.

-> Senin bardağını kırdıkları vakit de, komşunun bardağı kırıldığı kadar sakin olmalısın!

-> Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen, sahip olduklarına sevinen insan, akıllı bir insandır.!

-> Mutluluk, mevcut olmayan bir şeye duyulan hasretle birlikte istikrarlı olarak var olamaz.

-> Tanrılar bize ancak şarap ve buğday verdikleri zaman onlara kurban sunmayı gerekli gördük!

-> Kendinle sürekli konuşmalısın çünkü kendine hem söyleyeceklerin hem de soracakların vardır.

-> Karşılaşılan zorluklar ne kadar büyükse, bunların üstesinden gelmek o kadar gurur vericidir.

-> Kimseyi övmeyen, kimseyi kötülemeyen, kimseden yakınmayan, kimseyi suçlamayan olgun insandır.

-> Sizin gerçekleriniz yürekten gelmiyor, dudaklarda doğuyor. İşte bunun için cılız ve ölüdürler.

-> İsteklerinden yoksun olmamak düşüncesinde misin? Bu olabilir: Yalnız senin elinde olanları iste.

-> İnsan yalnızca sahip olduğu şeyleri yitirebilir ve yalnızca sahip olduğu şeylerden acı çekebilir.

-> Akıl yürütme eylemlerinizin son amacı nedir? Doğru önermeler üretmek yanlışı ortadan kaldırmaktır.

-> Bedenin ölçüsüne bakıp da yenilmez olduğunu düşünen insanlar ahmaktır öğleyse yenilmez olan kimdir?

-> Tiranların halkına kurduğu tuzaklardan bide kendini destekledikleri fikirleri alıp öne çıkarmasıdır.

-> Kendini kendin bil, senin durumun başkasını ilgilendirmez, kişi kendini hem kurtarır hem de batırır!

-> En bariz hakikatlere teslim olmayanlarla tartışmak neye yarar? Bunlar insan değil, kaskatı taştırlar.

-> Mutluluğa giden tek bir yol vardır ve bu irademiz dışındaki şeyler yüzünden kaygılanmayı bırakmaktır.

-> Fırtınadan korkuyorsun, sanki şu koskoca denizi yutacakmışsın gibi. Oysa seni boğmaya bir fıçı su yeter.

-> Bizler spiritüel bir deneyim yaşayan insanlar değiliz. Biz insanı deneyim yaşayan spiritüel varlıklarız.

-> Felsefede, politikada, edebiyatta ya da herhangi bir sanatta olağanüstü olan tüm insanlar, melankoliktir.

-> Gücünü aşan rolü üzerinde alırsan, bu rolü, iyi oynamadığın gibi yapabileceğin rolü de terk etmiş olursun.

-> Aklı denetliyecek tek şey yine kendisidir ancak daha önemli ve gerekli olan şey düşüncelerimizi düzeltmektir.

-> Başkalarına ait bir şeye göz koyup haset ediyorsanız, unutmayınız ki elinizdekini de yitiriyorsunuz demektir.

-> Allah, bütün insanları mutlu olmaları için yaratmıştır; bedbaht oluyorlarsa kendi hataları yüzünden oluyorlar.

-> Felsefe, ne olursa olsun yapmaya zorlandığımız ödevlerde cılızlığımızı ve bilgisizliğimizi anlamak ile başlar.

-> Başıma gelenleri benimsiyor, seviyorum. Zira yasanın benim için istediği şeyler, benim istediklerimden iyidir.

-> İnsan ne fakirlikten, ne sürülmeden, ne hapisten, ne de ölümden korkmamalı, yalnız korkak olmaktan korkmalıdır.

-> Konuşmadaki bilgelik ve dinlemedeki kibarlık vasıtasıyla ruhun hazineleri ve kişideki ahlaki olgunluk açığa çıkar.

-> Ölüm daima gözünüzün önünde olsun, o zaman asla adi endişelere düşmezsiniz ve hiçbir şeyi fazla hırsla arzu etmezsiniz.

-> Gerçek mutluluğun karakteri, sürekliliği ve hiçbir engele çarpmamasıdır. Bu iki karakteri olmayan mutluluk gerçek değildir.

-> Bana “Ben sana zarar verebilirim, tekme atabilirim” dersen bil ki insana degil, eşek ve ata uygun bir özellikle övünüyorsun.

-> Gerçek bir filozof başka bir ülkeye gittiği zaman kendisinden başka kimseye bel bağlar mı? Hayır bü yüzden aç kalır mı? Hayır.

-> Ölüm ve acı engellenemez ancak onlardan duyulan korku ve endişe engellenebilir. Kötü olan ölüm değil. Utanç verici bir ölümdür.

-> Nöbetçiler yanlarına sokulanlara parolayı sorar. Sen de öyle yap, hayaline gelen her şeye parolayı sor. Hiç baskına uğramazsın.

-> Eğer iyi bir adam kimdir diye soracak olursan, sana iradesini görünüşlere henüz teslim etmemiş bir kişiden başkasını gösteremem.

-> Kurtlar gibi hayin konuk ve zararlı olmaya özeniyor bazılarımız ise aynı benzerliği bularak aslanlar gibi yırtıcı ve yabani olmaya…

-> Okula dingin bir zihinle ve bütün kafa karışıklıklarından kurtularak gelecek olursan aklının nasıl bir güce sahip olduğunu anlarsın.

-> Dikkatli ol ve oku, eski yaşamayan ama ölüsü eserleri bile değiştirmekte bir beis görmeyen azılı tiranların gelip geçtiğinide unutma!

-> Hayatında olup biten şeylerin, dilediğin şekilde olmasını isteme: nasıl oluyorlarsa, öyle olmalarını iste. Böylece her zaman mutlu olursun.

-> Yalıtılmış bir varlık değilsin. Unutma ki kozmosun biricik, yeri doldurulmaz bir parçasısın. Sen insanlık bulmacasında, köklü bir parçasın.

-> Yalnız özgür insanların eğitilmesi gerektiğini söyleyen superguzelsozler.com çoğunluğa değil, yalnız eğitimlilerin özgür olduğunu söyleyen düşünürlere inanmalıyız.

-> Hareket etmenin nedeni ‘istek’ ve ‘sevmektir’, bu ise düşünmektir. Aşk tutkudur. İyi ya da kötünün ne olduğunu fark edemeyen insan nasıl sevebilir.

-> Güneş, ışık ve sıcağından başkalarını faydalandırmak için kendine yalvarılmasını beklemez. Sen de güneş gibi ol, beklenilen iyiliği istenilmeden yap.

-> Şimdiden sonra kendine yalnızken de olsa, başkalarıyla birlikte iken de olsa, hiç değişmeyecek bir kişilik ve her zaman boyun eğeceğin ahlak kuralları bul.

-> Bir ziyafette, iki misafir ağırlıyor olduğunu hatırla; beden ve ruhu. Bedenine ne verirsen biraz sonra kaybedersin, ruhuna ne verirsen sonsuza kadar seninle kalır.

-> Ne zaman bir koyun gibi davranmış olunur? Açgözlülük ettiğimizde Şehvetlerimin peşinde sürüklendiğimizde düşüncesiz şiddetli ve ölçüsüz davranışlarda bulunduğumuzda.

-> Beni zengin yapan, toplumda edindiğim yer değil, kendi yargılarımdır, kendi yanımda taşıdıklarımdır. Yalnızca bunlar tam anlamıyla bana aittir ve elimden alınamazlar.

-> Gerçek anlamda aydınlanmış kişiler, hiçbir zaman başkalarına öykünmez. Bunun yerine onlar kendilerinin önceki halini aşmaya çalışırlar. Başkalarıyla yarışma, kendinle yarış.

-> İnsanlar ne yaparlar? Korktukları şeyden titreyerek yerlerinde dururlar ve çektikleri ıstıraptan inleyip şikayet ederler. Bu zayıflıktan ne çıkar, ne elde edilir? Şikayet ve küfür.

-> Korkularla üzüntülerle ve kaygılar içinde yaşayan hiç kimse özgür değildir. Ancak korkulardan üzüntülerden kaygılardan kurtulmuş olan kişiler aynı zamanda köleliktende kurtulmuş olur.

-> Her insan kendi kendini mutlu etmesini öğrenirse; işte o zaman dünyada ne başkalarının sırtına binip kendini mutlu bir şekilde taşıtan asalak, ne de kötülük yapan biri kalmamış olacaktır!

-> Eğer birinin sizin hakkınızda kötü konuştuğunu duyarsanız, kendinizi savunmaya çalışmak yerine: Açıkçası beni yeterince iyi tanımıyor, zira bahsedebileceği daha bir çok yanlışım var, demelisiniz.

-> Depremleri düşün, o sırada ölen enkazların molozların altında acımacızca ezilip param parça olan kanların fışkırdığını, yaşlı masum bebeleri ayırmaksızın sakatların ölümleri neyin imtihanıdır? Hadi söyle!

-> Zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, onların altından kalkmakla erişilecek ihtişam da o derece parlak olur. Usta kaptanlar maharetlerini ve saygınlıklarını atlatmış oldukları fırtınalarla elde etmişlerdir.

-> Çoğu tiran korkarak okuyanlardan zarar göreceğini sanıp tebasını cahil birakmayı yeğlemiştir. Oysa durum tamda tersidir. Okumuş bir kitle aydınlandığında o tiranıda aydınlatırlar o da kurtulur tiranlığından.

-> Ey köle! Bugün karnınız doyar doymaz yarın olunca karnımı ne ile doyuracağım diye diz çöküp sızlanıyorsunuz. Eğer bugün yiyecek bir şeyin varsa, yarın da olur veya yoksa ölüp gidersin. Kapı hep açık duruyor neden sızlanıyorsun.

-> Filozof; Arzularının peşinde sürüklenmeyen ve kaçınmak istediklerinden uzak kalmayı başaran kişidir, Böylelikle zorluğa düşmekten, korkmadan kararsızlık ve endişelere girmeden yaşamını sürdürür.  Ve eylemlerini doğaya uyumlu bir şekilde gerçekletirir.

-> Gömleğinin bir teli nasıl bütün diğer tellere benziyorsa öylece sen de alelade insanlara benzemek istiyorsun! Ben, sadece parlak olduğundan değil, fakat nereden kullanılırsa kullanılsın, orasını güzelleştirdiği için makbul sayılan erguvanı renkte bir kuşak olmak isterim. Niçin bana başkaları gibi olmamı tavsiye ediyorsun? O zaman sadece iplik olacağım, kadife olmayacağım.

-> Kader önünde sonunda öyle veya böyle günahlarımızın bedelini önümüze koyar. Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarının bedelini öder. Bunu bilen adam kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz, kimsenin arkasından konuşmaz, kimseyi itham etmez, kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz. Bunu bilen adam karşılaştığı aksiliklere şaşmaz. Önüne çıkan maddi-manevi engellerin kendi günahlarından başka bir şey olmadığını bilir.

-> Başkalarının size hayran olmasına bağımlı olmayın. Bunda hiçbir güç yoktur. Kişisel erdeminiz dışsal bir kaynaktan çıkartılamaz. Kişisel erdeminiz kişisel arkadaşlarınızda bulunmaz, başka insanların size gösterdiği saygıda bulunmaz. Öteki insanlar, sizi sevenler bile, sizin fikirlerinizle uyuşmazlar, sizi anlamazlar ya da sizin coşkunuzu paylaşmazlar. Bu bir yaşam olgusudur. Artık büyüyün! Başka insanların sizinle ilgili ne düşündüklerinden size ne!

-> Dünyada olup biten şeylerin bir kısmı bizim elimizdedir, bir kısmı da elimizde değildir. Elimizde olanlar fikirlerimiz, yaşayışımız, arzularımız, eğilimlerimiz, nefretlerimiz bir kelimeyle bütün hareketlerimizdir. Elimizde olmayanlar; eşya, mülk, şöhret, mevki gibi şeylerdir. Elimizde olanlar tabiatları gereği özgürdürler, hiçbir şey onları durduramadığı gibi onlara engel de olamaz. Elimizde olmayanlar ise zayıf, boyunduruk altında, binlerce engel ve terslik içinde olup bütün bütün bize aykırıdırlar. O halde hatırla ki tabiatları icabı esir olanları hür ve sana bağlı zannediyorsan her adımda engellere rastlayacak, kırılacak ve tanrı’dan da, insanlardan da şikayet edeceksin. Buna karşılık, sen senin olanı benimser ve başkasının olanı da başkasının iradesinde sayarsan, o zaman kimse sana istemediğini yaptıramadığı gibi, istediğini de yapmana engel olamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir