Garcia Lorca Sözleri
İspanyol edebiyatının unutulmaz isimlerinden Federico García Lorca, şiiriyle olduğu kadar tiyatrosuyla da geniş bir etki alanı yaratmıştır. Granada doğumlu olan Lorca, sanatıyla yaşadığı coğrafyanın acılarını, tutkularını ve çelişkilerini dile getirmiştir.

Edebiyat dünyasında özellikle “Endülüs Üçlemesi” olarak bilinen oyunlarıyla tanınır. Lorca’nın eserlerinde müzik ve söz iç içedir; kendisi aynı zamanda yetenekli bir piyanisttir. Modernizm ile halk anlatılarını birleştiren bir üsluba sahiptir.
Homofobik ve otoriter yapıya karşı duruşu, onu siyasi bir hedef haline getirmiştir. 1936’da hayatı trajik bir şekilde sona erse de, şiirleri ve oyunları hâlâ dünya sahnelerinde yankılanmaya devam etmektedir.
Garcia Lorca En Güzel Sözleri
-> Acı, sanatın en eski malzemesidir.
-> Mutluluğu kendime dert edindim.
-> Dünya, dünya ve insanlar, insan bedeni ve ruhu, benim ruhum ve başkalarının ruhları bana acı veriyor.
-> Gökyüzü, karanlıkla boyanmış bir şiirdir.
-> Çünkü, baştan sona sefalet ve haksızlıklarla dolu bir dünyada her sabah uyanır uyanmaz yapılacak iş çığlık atmak olmalı: Karşı çıkıyorum! Karşı çıkıyorum! Karşı çıkıyorum!
-> Bir gün her şey biter, ama şiir kalır.
-> Sözler yetmediğinde, gözler konuşur.
-> İçiniz kor gibi yanarken susmak, acıların en beteridir.
-> Aşk, nefretten daha karanlıktır bazen.
-> Bir melodide saklı kalan gözyaşları vardır.
-> Bu dünyada her daim hiçbir şeyi olmayanların yanında olacağım; kendilerinden, o hiçbir şeye sahip olmamanın huzuru bile esirgenen insanların yanında.
-> Ruhumda bir ezgi var; ne hüzünle ne sevinçle anlatılabilir.
-> Ben, söylenmemiş kelimelerin şairiyim.
-> İçimde hep bir gitme arzusu, hep bir kalma sancısı.
-> Gözyaşlarıyla yıkanmamış bir yüz, hakiki değildir.
-> Dünyanın en ağır yükü, söyleyemediklerimizdir.
-> Ah nasıl bir yas, nasıl bir acı kavuruyor içimi! Ne cam kırıkları saplanmış dilime, seni unutmaya çalıştım diye.
-> Ay ışığı, gecenin gözyaşıdır.
-> Bize acı veren şeyleri öğrenmeye can atarız.
-> Ben bir şairim; yani acıyı güzelleştirme cezasına çarptırılmış biriyim.
-> Her yıldız dingin suları zamanın. Bir düğümü zamanın. Ve her iççekiş dingin suları haykırışın.
-> Her sevda, bir veda taşır içinde.
-> Ay, gecenin kalbinde gizli bir yaradır.
-> Bir çocuğun gözlerinde gördüğüm hüznü hiçbir deniz silemez.
-> Kalbinizin olduğu yerde hazineniz vardır.
-> Gerçek sanat, insanın kalbini, aklını ve ruhunu harekete geçirir.
-> Ölüm bile şiire yenilir bazen.
-> Ağlamak, bir iç çekişin görünür hali.
-> Ağaçlar kadar sessiz, yıldızlar kadar uzak hissediyorum bazen.
-> Kelimelerim, kanayan birer yara gibi akıyor kağıda.
-> Hayatta kalmak için savaşmak, yaşamın anlamını bulmaktır.
-> Aşkı anlatmaya çalışmak, bir kuşu kafese koymaktır.
-> Aşk, her zaman biraz ölüm taşır içinde.
-> Aşkın soluğu hep biraz soğuktur.
-> Gerçek, çoğu zaman bir çığlık kadar keskindir.
-> Dikenler olmadan gül kokusu anlamsızdır.
-> Ruhun yankısı, yalnızlıktır.
-> İçiniz kor gibi yanarken susmak, acıların en beteridir.
-> Bir şiir, susanların çığlığıdır.
-> Ay kocaman at kara Torbamda zeytin kara Bilirim de yolları Varamam Kordoba’ya.
-> Hayatın gölgesiyle yaşamak, ışığa hasret kalmaktır.
-> Bir dudağın titremesi, bin kelimeye bedeldir.
-> Yıldızlara bakarken içimde bir şey hep eksik kalır.
-> Aşkın hükmü bittiğinde, şiir başlar.
-> İçimde yanıp duran bir mum, her an sönmeye hazır.
-> Ölüm bile bazen huzur getirmez.
-> Bir şey susuyorsa, orada bir acı vardır.
-> İçimizde yankılanan sessizliklerdir bizi biz yapan.
-> Sanat, hayatın güzelliğini keşfetmemize yardımcı olur.
-> Hayat, çoğu zaman susmayı öğretir bize.
-> Neyin var senin? Korkuyor gibisin!
-> Kansız kalıp ölmek, kanı kuruyarak yaşamaktan iyidir.
-> Ay, bir tabut gibi yavaş yavaş inerken ufka…
-> Şiir, karanlıkla yapılan bir anlaşmadır.
-> Çünkü hiç kimse kalmadı ekmeği, şarabı bölüşecek.
-> Bir şiir, sadece bir şiir olarak kalmaz. Aynı zamanda superguzelsozler.com bir duygu, bir anı, bir insanın hayatıdır.
-> Yalnızlık, kendine bile yabancı kalmaktır.
-> Rüzgar, ölenlerin fısıltılarını taşır.
-> İçimde bir türkü var, sustukça büyüyor.
-> Karanlık, bana hep eski dost gibi gelir.
-> Özgür olmayan insan nedir?
-> Bir düş, bazen bir kıyamettir.
-> Bir şey insanın yüreğine yerleşince kimse onu yerinden sökemez!
-> Sen, zamanla yaralar iyileşir, duvarlar insanı saklar sanıyorsun, ama öyle değil, öyle değil. Bir şey insanın yüreğine yerleşince kimse onu yerinden sökemez!
-> Sessizlik, çoğu zaman en doğru kelimedir.
-> Acının dili evrenseldir, çünkü herkesin yüreği ağlar.
-> Bir rüya, bazen bir ömrün yerini tutar.
-> Yaşamak, acıyı sevmekle başlar.
-> Zaman, suskunların konuşmasıdır.
-> Bir kadının sessizliği, en gür haykırıştır.