Emile Zola Sözleri

Émile Zola (1840–1902), Fransız romancı, gazeteci ve doğalcılık (natüralizm) akımının öncüsüdür. Fakir bir çocukluk geçirdi, eğitimini tamamlayamadan çalışmaya başladı. Yazarlığa gazetecilikle adım attı. Toplumun bilimsel bir yaklaşımla incelenmesini savundu. En ünlü eseri, 20 ciltten oluşan Rougon-Macquart roman dizisidir. Germinal, Nana, Thérèse Raquin gibi eserlerinde yoksulluk, işçi sınıfı ve insan doğasını işledi.

Emile Zola Kitap Alıntı Sözleri

Zola, Dreyfus Davası’nda haksızlığa uğrayan bir subayı savunarak “Suçluyorum!” başlıklı yazısıyla büyük ses getirdi. Bu nedenle yargılandı ve sürgüne gitti. 1902’de evinde çıkan gaz sızıntısıyla hayatını kaybetti. Sonradan Panthéon’a defnedilerek Fransız halkı tarafından onurlandırıldı. Hem edebiyat hem de toplumsal vicdan adına büyük bir figürdür.

Emile Zola Kitap Alıntı Sözleri

-> Hakikat, zincire vurulamaz.

-> Erkeği erkek yapan kadındır.

-> İnançsız olmak, hayata karşı kör olmaktır.

-> Benim görevim yazmak değil, uyandırmaktır.

-> Halk için yazmayan yazar, yalnızca süs yapar.

-> Gözlerini yumanlar, karanlığın suç ortağıdır.

-> Korkusuzca yazmak, tarihe karşı sorumluluktur.

-> Sen beni, benim seni sevdiğim kadar sevemezsin.

-> İnsan; Dünyanın en geç olgunlaşan meyvesidir.  

-> Bir insan yoksul olabilir ama onurluysa zengindir.

-> Kalemimle savaşırım; düşmanım yalandır, cehalettir.

-> İnsan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır.

-> Zulüm karşısında tarafsız kalan, zalimin yanındadır.

-> Gerçeği söylemek cesaret ister, çünkü bedeli vardır.

-> Edebiyat sadece eğlendirmez, aynı zamanda uyandırır.

-> Ben yazıyorum, çünkü adaletin dili sessiz kalmamalı.

-> Hakikatin peşinde olmak, bazen ateşe yürümek gibidir.

-> Benim kalemim kılıçtan keskindir, çünkü gerçeği keser.

-> İnsanları mahveden cehalet değil, cehaleti kutsamaktır.

-> Doğrunun yanında durmak zordur, çünkü yalnızlık getirir.

-> Başarı her şeyi temizleyen altın yaldızlı bir alevdir. 

-> İnanç, bir insanı yüceltir; kör inanç ise onu köle eder.

-> Adalet ancak gerçekten, saadet ancak adaletten doğabilir.

-> Gerçek uygun adım ilerliyor ve hiç bir şey durduramayacak.

-> Toplumun alt katlarında çığlık atmak bile lükstür. Meyhane

-> İnsan üzüntülerini anlatarak başkalarını memnun etmemeli.  

-> Hiç bir şey, bir kalbi karşılığı olmayan sevgi kadar yoramaz.

-> Toplumun kanserini teşhis etmek için edebiyat bir bisturidir.

-> Umut, yoklukla yan yana durunca ya mucize olur ya yıkım. Toprak

-> Sefaletin en korkuncu, alışılmış olanıdır. Meyhane (L’Assommoir)

-> İnsanoğlu umudunu yitirdi mi, yaşamanın da tadı kalmıyordu çünkü.

-> Tutkular insanı yakar; ama aynı ateş insanı yaratır da. Sanat İçin

-> Hiçbir şey bitmedi, her şeyin başlaması için biraz mutluluk gerek.

-> Kalp onundu, sevgi onundu; o halde istedi istediğini yapamaz mıydı?

-> Toplumun hastalıklarını anlatmak, bir edebiyatçının asli görevidir.

-> Hakikati söylemek, bazen suç olur; ama susmak daha büyük bir suçtur.

-> Gelecek umutsuz oldu mu, şimdiki zaman korkunç derecede acılaşır.   

-> Gerçek, er ya da geç bir yolunu bulur ve bağırır. Suçluyorum (J’Accuse)

-> Hiç bir süs ve makyaj bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez.

-> Hiçbir süs ve makyaj bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez. 

-> Yoksulların sessizliğini duymayanlar, bir gün onların çığlığıyla uyanır.

-> İnsan haklı olduğu zaman haksız gibi görünmektense, ölümü göze almalıydı.

-> Hayat, bir kişinin değil, tüm bir halkın mücadelesidir. Toprak (La Terre)

-> Yetenek yoksa sanatçı olmaz, ama çalışmadıkça yetenek hiç bir işe yaramaz.

-> Şansın önünüze çıkardığı serveti yoksullara geri verecek yürek yok sizde. 

-> Cahillik ve saçmalık varlık içinde yüzerken, akıl ve bilgi can çekişiyordu.

-> Gerçek her zaman yolunu bulur; ister sakla, ister örtbas et, sonunda ortaya çıkar.

-> Hiç bir şey bitmiş değil, her şeyin yeniden başlaması için birazcık mutluluk yeter.

-> Asla bitmiş bir şey yok, her şeyin yeniden başlaması için bir parça mutluluk yeter.

-> İnsanları değil, koşulları yargıla; çünkü insan, çevresinin bir yansımasıdır. Germinal

-> Ancak, tüm baskılara tüm aldatmacalara tüm saptırmalara karşın, dürüst insanlar tükenmez.

-> Bazı yalanlar, gerçeği korumak için söylenir, ama sonunda gerçeği öldürür. Thérèse Raquin

-> Ben sözcükleri hiç sevmem. İnsan birini sevdi mi, yapabileceği en iyi şey onu göstermektir.

-> İşçi ordusu, bir gün tüm toprağı çatlatacak ve köle olmaktan çıkıp efendi haline gelecektir.

-> Güzelliği anlamak için bir kere bakmak yeter ama, bir karara varmak için çok düşünmek gerekir.

-> Tanrı biliyor ya, kimseden bir alıp veremediğim yok, ama zaman zaman bunca haksızlığa dayamıyorum.

-> Gerçeği susturup, yeraltına gömseniz bile, büyüyecektir. Gerçek yürüyor, onu hiçbir şey durduramaz. 

-> Kimileri gerçeği satarlar. Kimileri ise, hiç olmazsa onu söylemiş olmaktan yarar sağlamak isterler.  

-> Yorgun ve halsiz görünmek zengin insanlara özgüdür. Fakir insanların yatakta geçirecek zamanları yoktur.

-> Sanatçının içinde iki tip insan vardır, biri şair diğeri de zanaatçı. Biri şair doğar. Diğeri zanaatçı olur.

-> Ama dur sen, bu iş böyle gitmez, her zaman papaz pilav yemezdi: Günün birinde talih yoksullara da gülecekti elbet.

-> İnsanın alışamayacağı hiç bir şey yok. Alışıyoruz, ama çok şey kaybediyoruz. Kendimiz kendimizi böyle tüketiyoruz.

-> Göklerde, umutsuzluklarla sızlanan soluklar vardır. Gece, loşluğunun içinde kefenler getirerek ta yükseklerden iner. 

-> Özgürlüğünü ısrarla arayan bir kadının ahlaki gücü, köleliği benimsemiş, binlerce sessiz kadının gücünden daha fazladır.    

-> Ve onlar bu köstebek yuvasında, toprağın yüzlerce metre altında, ciğerleri havasızlıktan yanıp tutuşa tutuşa durmadan kazma sallıyorlardı.

-> Herkes elbet buradan geçer, itişip kakışmak superguzelsozler.com fayda etmez, herkese yer vardır. Acele etmek de salaklık olur, zira acele ettikçe geç kalınır.

-> Kentleri ateşe verin, insanları kırıp geçirin, her şeyi kökünden kazıyın, bu çürümüş dünyadan hiçbir şey geriye kalmadığı zaman yerine daha iyisi biter belki.

-> Gerici eğitim sistemi ile beyinleri yıkanan genç kuşaklar yönetimde görev aldıkları zaman; ülke çıkarlarını değil, kendilerini eğitenlerin sözcüleri olacaktır.  

-> Bırakın yaşayayım peder dedi, İçimi kıpırdatan da gecenin bu güzelliği işte… Yanılıyorsunuz, bu saatten sonra bana teselli fayda etmez çünkü beni anlamıyorsunuz ki.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir