Buket Uzuner Sözleri
Buket Uzuner, 3 Ekim 1955’te Ankara’da doğmuş Türk yazardır. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra Norveç, ABD ve Finlandiya’da çevre bilimleri ve biyoteknoloji alanlarında eğitim almıştır. Roman, hikâye ve gezi yazıları yazan Uzuner, eserlerinde doğa, kadın hakları, bireyin kendini keşfetmesi, göç ve aidiyet gibi konuları işler.

“İki Yeşil Susamuru, Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri”, “Balık İzlerinin Sesi”, “Kumral Ada Mavi Tuna” ve “Uzun Beyaz Bulut – Gelibolu” gibi romanlarıyla tanınır. Son yıllarda Türk mitolojisini ve ekofeminizmi merkeze alan “Tabiat Dörtlemesi” serisini yazmaya başlamış, bu seride “Su”, “Toprak” ve “Hava” adlı romanları yayımlanmıştır.
Buket Uzuner Sözleri Kısa
-> Gülümsemesine hüzün bulaşmıştı. (Su)
-> Zamanında verilmeyen sevgi bayatlar.
-> Belki de, dünyaya nasıl bakarsanız, öyle görürsünüz manzarayı.
-> Kitapların hayatı değiştirdiği doğrudur. (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
-> Dünyada sabah uykusundan tatlı ne olabilirdi ki! (Ah Bir Kedi Olsam!)
-> Özgürlük, her sabah uyandığında istediğin aynı şeyleri yapabilmektir!
-> İnsanın en korkunç sırları kendisinden sakladıklarıdır. (Yazın Öyküleri)
-> Vaktinde verilmeyen sevgi bayatlar! (Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları)
-> Kibirle ve kararsızlıkla geçirilen gençlik kimseye mutluluk getirmemiştir.
-> Onu ilk kez gördüğümde, yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim.
-> Ölmeyi bekleyen insanların derin umutsuzluğunda, hayatını gözden çıkarmıştı o.
-> Başkasını mutlu ederek mutlu olabilen, egosu gelişmemiş ender salaklardanım ben!
-> Bir kadının baba sevgisi açlığını hiçbir başka erkek veya vitamin hapı gideremez.
-> İnsanlar, tarih boyunca korku ve umut adlı iki duyguları sömürülerek yönetildiler.
-> Yaşam, demişti biri, düşünenler için bir komedi, hissedenler için bir tragedyadır.
Buket Uzuner En Çok Paylaşılan Sözleri
-> Normal insanlar için gösteriş ve saygınlık, işin aslından daima daha önemli olmuştur.
-> Söylediklerimiz, düşündüklerimizin zıttı olduğunda, konuşan yalnızca yüreğimiz değil midir?
-> Siz baskı ve korkunun olduğu hangi ülkede bilim ve teknolojide bir buluş, bir icat gördünüz?
-> Erkekler,kadınların duygusal patlamalarından korktukları kadar başka hiçbir şeyden korkmazlar.
-> Birisini sevmekle gelen o inanılmaz hoşgörünün gücü superguzelsozler.com azaldığında, ayrıntılar bile batar insana.
-> Değişiklikler dalgalar gibi dinamiktir. Dalgalar birbirine çarptıkça güçlü ters akıntılar oluşturur.
-> Dil canlı bir organımız kadar yaşayan bir ortamdır ve biz uygarlaştıkça biz öğrendikçe dil de gelişir.
-> Ama unutma ! Sen yalnızca iyi bir evlilik yapmak üzere yetiştirilmiş bir kız değilsin.” (İstanbullular)
-> Gençken okulda veya mahallede ya da ailede ve kitaplarda iyi bir yöndeşe rastlamak, hayattaki tek mucizedir.
-> Tanrım,mucizelere yalnızca aptallar mı inanır,yoksa mucizeler yalnızca onlara inananlar için mi gerçekleşir?
-> İnsanların, çocukluk yıllarının geçtiği coğrafyaya duydukları duygusal bağ ve aidiyet hissi yerçekimi gibidir.
-> Bilirsiniz işte, insan kendinden bile sıkılır bir gün. Aslında insan en çok kendinden sıkılır. (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
Buket Uzuner Kitap Alıntı Sözleri
-> Belki özgürlük üzerine atasözümüz yok ama bu uğurda derisini yüzdüren Nesimi, sonra Dadaloğlu, Şeyh Bedrettin ve Nazım var.
-> İnsan bir şeyi çok isterse gerçekleştirir. İnsanlar buna inananlar ve inanmayanlar diye ikiye ayrılırlar. Ben inananlardanım…
-> Ölüm raporuna ‘yetmiş dokuz yaşında. Beyin kanaması’ denildi. Bence ölüm nedeni yürek kanamasıydı. Çünkü insan mutsuzluktan ölebilir!
-> Zannımca çok meşakatli durumlarda birbirlerine katlanabilen ve destek olan insanlar gelecekte de hakiki dost olurlar. (Uzun Beyaz Bulut Gelibolu)
-> Demokrasinin de kuralları ve disiplini vardır. Demokrasi sonsuzluk ve sorumsuzluk değil, sorumluluk ve sağduyu rejimidir. Eşit uygulandığı ülkelerde iç savaş çıkmaz.
-> Bu memlekete mühendis, doktor, iktisatçı, teknisyen kadar sanatçı, düşünür ve bilim adamı lazım geldiği ulusça anlaşıldığında zaten ikinci büyük adımı atmış olacağız.
-> Ruhumu baharla beraber saran çılgınca bir aylaklık etme tutkusu ve buna şehvetle teslim olma arzusuna karşı koymaya çalışmamdaki çelişki. (Selin ve Cem’le Yolculuklar)
-> Özel yeteneklerle doğan insanların çok şanslı olduğunu düşünenlerin hepsi, bunun bazen ne büyük bir ceza olduğunu hiç anlamayacak kadar sağlıklı ve normal insanlardır.
Buket Uzuner Sözleri Tumblr
-> Bir erkeği babaya dönüştüren kız çocuklardır. Çünkü ancak bir kız çocuğu büyüten erkek kadınları anlamayı öğrenir. Aslında kadınları anlamak, dünyayı, doğayı ve hayatı anlamaktır.
-> İnsan belli deneyimlerden sonra hayal kırıklıklarına karşı bağışıklık sağlayamamışsa eğer, yıllar içinde yaralı ruhuna iyi gelen bazı ilaçlar keşfetmeye başlıyor. (Gümüş Yaz, Gümüş Kız)
-> Kendi inşa ettiğimiz hapishanelerde yaşıyoruz adına ev, aile, akrabalar, töreler diyerek. Sonra bu duvarların arasında boğulup, çıldırıyor, ama yıkılmasın diye de uğruna hayatımızı siper ediyoruz.
-> ”İnsanoğlunun bencilliği ve şiddet tutkusu,bu küçük kasabada da peşimi bırakmamış,her yerde olduğu gibi yine canımı sıkmıştı.Bence dünyanın bütün çocukları birbirlerinin bayramını kutlamalı,eğlenmeli,gülmeli ve kardeş olmalıydı. ” (Bir Yılbaşı Hikayesi)
-> Dönmek, aynı zamanda yad etmenin eşanlamlısı olarak hatırlamak anlamını da taşır. Hatırlamak için geriye dönmek gerekir; tarihe, bireysel ve toplumsal geçmişe. Yani, dönmeden hatırlanmaz. Hatırlamak, dönmeden gerçekleşemez. Geçmişi anlamayan bugünü anlayamaz.
-> Roman yazmak ne öykü, ne deneme, ne de şiire benziyor. Roman yazmak bir doktora tezi yazmaya benzetilebilir ancak. O denli disiplinli, derli-toplu ve sistematik bir çalışma bekler roman kurgusu yazardan. Romanın başı sonu kurgu tekniği, karakter soyağacı ve kronolojisi ta başından belli olmak zorundadır. Yazar bu yol taşlarını bilmezse yolda kendisine gerekecek acil yardım malzemelerine hazırlık yapamaz. (Selin ve Cem’le Yolculuklar)
-> Kendimizle ilgili problemimizi çözerken alınganlıklarımız, kırgınlıklarımız devreye girer. Ya da arkadaş veya iki kişi arasında bir sorun varken, özellikle konu sıcakken çözmesi çok zordur, empati kurmakta zorlanılır. Ama romanlar, başkalarının hayatı üzerinden, düşmanın da insan olduğunu, katilin neden eylemini gerçekleştirdiğini anlama olanağı verir. Bu yüzden roman okuyan kişiyle okumayan kişi arasında çok fark vardır. Roman okumak, insanla hayvan arasında en büyük fark olan empatiyi geliştirir.