Duygusal Sert Sözler

Duygusal Sert Sözler, Kapak Olacak Sert Sözler, Aleme Duygusal Sert Sözler, Sevgiliye Duygusal Sert Sözler, Eşe Duygusal Sert Sözler, Resimli Duygusal Sert Sözler, Duygusal Sert Sözler Facebook

Reklamlar

Etkileyici Duygusal Sert Sözler

Etkileyici Duygusal Sert Sözler

-> Yüreğinin götürdüğü yoldan gidemeyeceksen hiçbir yola gitmene gerek yok.

-> Kimi insan girdiğinde odayı aydınlatır, kimi de çıktığında.

-> Bütün erkeklere odun diyen kızlar! Her sabah o kadar makyajı ormana gitmek için mi yapar?

-> Nokta koyduysan bir kere, çevirmeyeceksin onu virgüle. Ne soru kalmalı, ne de tek bir soru işareti geriye!

-> Çocukluk günlerine özlem çekme. Bazen yeterince küçülüyorsun zaten.

-> “İnsanlık” yazın. Boşluk Bırakmayın. Hiç bir yere göndermeyin. Bırakın sizde kalsın.

-> Ben organik şeyleri seviyorum, senin gibi çakmakları değil.

-> Hak edene masadan öyle bir kalkıp gideceksin ki; kendisini garsona bahşiş olarak bırakılan bozuk para gibi hissedecek.

Reklamlar

-> Rabbim bizden uzak tutsun, demir paradan daha bozuk insanları.

-> Ne av ol ne de avcı. En önemlisi ikisi arasındaki köpek olma yeter.

-> Baba parası yiyerek kendini adam zanneden ile sırtındaki yük ile kendini beygir zanneden eşek arasında hiçbir fark yoktur.

-> Benim her zaman bir dostum çıkar, yeter ki bana bir işleri düşsün.

-> Sana sağır olana, sen dilsiz olacaksın.

-> Kanı bozuksa, bahaneyi sütte aramanın âlemi yok ki.

-> Senin bütün işi hikâye anlatmak zaten, ciddi bir şey beklemek yanlış olur.

-> Kafam dağınık dahi olsa, kimin yerinin neresi olduğunu asla unutmam.

-> Bu kadar nankörün içinde sadakat beklemek komik olur.

-> Yalancı samimiyetlerden ise suratsız davranmak daha kaliteli bir duruştur.

-> Severek yanmaktan korksaydık. Göz göre göre ateşe atlamazdık.

-> Günahlarımızın bedellerini ödeyeli o kadar uzun zaman oldu ki. Sizlere verecek pek de bir şey kalmadı.

-> Bel altında kalsaydı aklımız, ayaklar altında kalırdı adamlığımız.

Reklamlar

-> En çok da insanlıktan nasibini almış olmanı çok isterdim.

-> Ruhu asi insanlarız biz. Acı da çeksem, mutlu da olsak biz gelir bize.

-> Çok dostum var benim, yeter ki işleri düşsün.

-> Seni adam yerine koydum ama yerini yadırgadın.

-> Ne kadar doğal şeyler tüketirsen tüket, yapaylığını gizleyemiyorsun.

-> Ne her lafa laf dedik ne de her gelene sevgimizi verdik.

-> Mutlu olmak mı istiyorsun? Sahtelerden uzak dur!

-> Artık dükkân kapandı, sevda satılmıyor.

-> Serserilerin adam yerine konduğu yerde sizlere hiçbir şeyden yarar gelmez.

-> Bazı aileler çocukları doğduğunda kulağına isim yerine birkaç kez ‘adam ol’ diye fısıldasaydı, biz de büyümüş hallerini isimleriyle anabilirdik.

-> Bu dünyada gülmek istiyorsan; Ya kaderin güzel olacak ya da kafan…

-> Bedelini ödeyemeyeceğin şeylerden uzak dur, hesabını zor ödersin.

-> Her ne olursa olsun, her zaman yeniden ayağa kalkmaya çalışmak gerekir.

-> Şerefin kadar konuş desem, sonsuza dek susacak insanlar tanıyorum!

Reklamlar

-> Dostum ya da düşmanım olacaksan, ilk önce şerefli olacaksın!

-> Dış görünüşüne bakarak kimseye adam demedim. Adam olana da hiç sırtımı dönmedim.

-> Bazılarının her zaman resimlerindeki gibi kalmasını istiyorum çünkü bir tek orada güzeller.

-> Yürekten inanmak isterdim sana ama bile bile yanlışı seçemem.

-> Nedenlerimi bilmiyorsan, sonuçları hakkında yorum yapma.

-> Şeytan’ın en büyük dostu, ağzı gevşek, yüreği yavşak olan insandır.

-> İnsan ilk olarak kendini bilmeli, daha sonra ise haddini bilmelidir.

-> Ben geleceği düşünürken, sen gitmeyi hayal ediyormuşsun.

-> Gelecekten bahsederken gidişin çok daha güzel oldu.

-> Hayatta öğrendiğin en önemli şey nedir desen, kimseye güvenmemek derim.

-> Seni bir daha sevmek, dünyanın en imkânsız şeyi…

-> Çıkmaz sokağın olsan, tek çare tünel kazarım.

-> Gitmek isteyene, kapıyı açmak en büyük erdemdir.

-> Sebeplerimden haberin yoksa seçimlerimi sakın yargılamaya hakkın yok.

-> Ailesine yanlış yapan şahıs size iyi davranır mı sandınız?

-> Kafan mı bozuldu her gelene yol ver gitsin.

-> Adamlığı bilmeyene düşmanlık bile beslenmez.

-> Yolun doğru ise ağır yük taşımaya razı olacaksın.

-> Menfaat çevresinde dost edinen, çile yolunda yalnız kalır.

-> Hayatın yalandan ibaret olmuş, sana başka ne denir ki…

-> Herkesin kalbimde bir yeri var. Kiminin altı çizili, kiminin üstü!

-> Yapmacık insanlara tahammülüm kalmadı. Artık doğallıktan yanayım. Organik olmayanlar uzak dursun.

-> Kendini ne kadar değerli sanıyorsun? Dünyalar kadar mı, Unutma dünya beş kuruş etmiyor!

-> Sen çare arıyorken o bahane arıyorsa, aranacak bir şey kalmamıştır; bırak gitsin!

-> Gidene dur demekte neymiş? Asfalt superguzelsozler.com bile dökeriz, maksat rahat yol alsın.

-> Çok mu acıdı canın. Dert etme her zaman unutmaya meyillisin zaten.

-> Kısa sert sözler yazımızın sonuna geldik. Kısa ağır sözler yazımızı okumak ister misiniz?

-> Baktığın yüze tükürme cesaretinde bulunuyorsan, tükürdüğün yüze de bakmaman gerekir.

-> İnsan herkesi almamalı hayatına; özeli olmayanın, özlemi olmaz!

-> Sert hayat yaşamış insanlara kimse zarar veremez. Ne yaparsan yap bende iğne ucu kadar etki etmez.

-> Her şeyi bilmek yerine kendini bilsen yeter sana.

-> Aslan yerinden kalkınca, köpekler etrafa dağılır.

-> Bazen hayata sağlam bir temizlik gerekir. İçini tüketen aşklara, hırpalanmış dostluklara, yanlış insanlara yol vermek gerekir.

-> Karakter sahibi olmak istiyorsan, öncelikle bir duruşun olsun bu hayatta!

-> Çılgınlar gibi mutlu olmak da neyimize bizler acı ile yoğrulan insanlarız.

-> Nankör insanların bulunduğu bu dünyada sadakat beklemek çok da mantıklı olmasa gerek.

-> Öyle kendi kendine yanarsın! Bizim kimselere şekil koyduğumuz yok. Ama şeklimiz birilerine koyuyorsa sıkıntı yok!

-> Unut beni demişsin hiç düşündün mü sevgilim sen hatırlanmaya değer misin?

-> Bugün hala ayakta kalabiliyorsak zamanında yediğimiz darbelerin sağlam olmasındandır.

-> Hiç bir savaşta kazanan bir devlet olmadı, biri insanını kaybetti, diğeri insanlığını!

-> Sen de aynı sokak lambasına benziyorsun. Her gelen ışık yakıyorsun.

-> Her şeyi öğrenmişsin bir tek yerini öğrenememişin.

-> Kalbimi park yerimi sandın, çık dışarıda oyna!

-> Hayatı boyunca darbe yemiş insanlara, ufak şeyler etki etmez.

-> İki yüzlülerin en büyük belirtisi, samimiyetsiz gülüşleridir.

-> Güvenme karaktersizin vefasına. Bugün över, yarın söver!

-> Ne yaşarsak yaşayalım ayakta kalmayı, düşüp yeniden kalkmayı öğrendik.

-> Erkek özlediğini söylemez! Oturur bir sigara daha yakar.

-> Boş versene! Aşk mı kaldı artık? Herkes gördüğünü sever olmuş. Ne olduğuna değil, ne verdiğine bakar olmuş.

-> Sigarayı kül tablasına bırakır gibi bırakırım seni.

-> İnsanlıktan nasibini almadan insan içine çıkma.

-> İsyankâr sokaklarda büyüyen tövbekâr çocuklardık bizler. Dost kavramı kardeş, sevgili kavramı namustur.

-> Yüreğimizi dağlayalı çok oldu. Hangi yaralar açıldı hangileri kapandı. Bugün hala ayaktaysak ne kadar güçlü olduğumuzdandır.

-> İyi günlerim de etrafımda çok kişi vardı. Kötü günlerim de hiç dost bulamadım.

-> Keşke sağlıklı beslenmeye çalışacağına karakterini besleseydin.

-> Bazı insanları toplasan da çıkarsan da fark etmez çünkü karakterleri hep ‘Sıfırdır’.

-> Her iltifata itibar etme! Kurban kesilmeden önce boynu okşanır.

-> Çok konuştuğun için, boş tenekeden farkın yok.

-> Hayattan hiçbir zaman beklentinin olmadı hiçbir zaman.

-> Ben geleceği düşünürken, sen gitmeyi hayal ediyormuşsun.

-> Hayal kırıklığım olup ayağıma batacaksan, bi çekil şöyle kenara!

-> Baktın hayatın tadını çıkaramıyorsun, tadını kaçıranı hayatından çıkar.

-> Seni beni unutman, canımı yakmaz artık.

-> İnsanlıktan nasibini almamışlarla hiçbir zaman işimiz olmadı.

-> En çok üzüldüğüm şey, bir daha sana asla inanmayacak olmam.

-> Kafam dağınık olabilir ama kimi nereye koyduğumu asla unutmam!

-> Gidişini umursamadığım gibi, gelişini de beklemediğim insanlar var!

-> Bizim aklımızın bile almadıklarını, başkalarının midesi nasıl alıyor anlamadım.

-> Mazin kirlenmişse lekesi çoksa, güzelliğin neye yarar şerefin yoksa!

-> En kralı bile gelse gideceği yer bizimle aynı toprağın altı değil mi?

-> Haddini bilirsen her şeyi bilmene gerek kalmaz.

-> Her türlü karaktersizliğe tahammülümüz var da yalana yer yok.

-> Herkesle hayal kurulursa, sonu hüsran olur.

-> Çok konuşan insan boş teneke gibidir. Ancak gürültü yapar.

-> Gidişini mal kaybı olarak görüyorum, çok da önemli değilsin.

-> Herkes kendine yakışanı yapıyor, kalitesizliğin şaşırtmadı yine.

-> Yeni bir sayfa açtım, içinde sen yoksun. Kalbim barınak değil ki içinde köpekler olsun!

-> Gelecekten mi bahsettin. Bakalım sen de ne zaman gideceksin?

-> Bazı şeylerin bedelini çoktan ödedim. Size verecek malzeme kalmadı.

-> Kendini beğenmen ne kadar güzel. Kimsenin beğenmediği şeyi beğenerek kendini farklı kılıyorsun.

-> Haklısın güzelim; bizden adam olmaz, aşkı hala kalpte arıyoruz.

-> Bu saatten sonra ben başkasını düşünerek yazarım, sen de üstüne alınarak okursun!

-> Hayatta dikkat edilecek iki önemli şey var. Biri yoldaki kavşak biri de hayatınızdaki yavşak.

-> İnsan olmayı beceremeyen çok varlık var. Sizler de o varlıklardansanız hiç muhatap olmayalım.

-> Bizim aklımızın dahi kabul edemediğini başkalarının midesi nasıl da güzel alıyor.

-> Herkes kendine yakışanı yapmalıydı, bu yüzden sen de defolup gittin!

-> Hamurunu bildiğim insanların şekilleriyle ilgilenmiyorum!

-> Haddini bilen insan her zaman yerini bilendir. Senin de yerini öğrenme zamanın geldi.

-> Dünya ancak senin gibi fırıldaklar için dönüyor zaten.

-> Giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir! Ben gideni değil, giden beni kaybetmiştir.

-> İnşallah bir gün sen de insanlıktan nasibini alırsın da seni de aramızda görürüz.

-> Gözü kara bir sevdaya kapılmış gidiyoruz. Ne acı ne keder yıkamaz bizi.

-> Keşke hep çocuk kalsaydım diye üzülme sevgilim. Çoğu zaman gözümde yeterince küçüksün zaten.

-> Hayatta üç çeşit insandan kork; dağdan inme, dinden dönme, sonradan görme.

-> Yalnızlığa alıştıktan sonra, her gelene yol vermek daha kolay oluyor.

-> İnsan yalnızlığa alışınca, artık kimseye ihtiyacı kalmıyor.

-> Zamanında elinin tersiyle itersen fırsatları zamanı gelince diz çöker istersin.

-> Kalitesini karakterinde saklayan insanlara hastayım. Kim olurlarsa olsun her zaman kendilerini belli ediyorlar.

-> Her laf edeni adam sansaydık bu dünya boş konuşan çok kral görürdü.

-> Unutulmak acı gelse de sıkıntı yok biz kendimizi hatırlatmayı biliriz.

-> İki yüzlü insan pazar tezgahı gibidir? Öne iyilerini koyar, arkası hep çürüktür!

-> Yol almak isteyene yolu göstermek en büyük görevimiz.

-> Hayattan öğrendiğim en önemli şey, beklentiyi en az seviye de tutmak oldu.

-> Ben hiç kimseyi öyle yarı yolda filan bırakmam. Aldığım yere geri iade ederim!

-> Sen! Anca benim falanıma filan olursun. Unutma! Kafamı çevirdiğim an yalan olursun.

-> Bir şey bilmemen sorun değil ama haddini bilmemen önemli…

-> Haddini ve kendini bildikten sonra, başka şeye de gerek kalmıyor.

-> Kendini çok akıllı sanma! Senden daha akıllılar olduğunu unutma.

-> Hadi kaldır kadehi! Varsa şerefine, yoksa gidişine içelim.

-> Adam yerine koyduklarımız bir türlü yerlerinden memnun kalmadılar.

-> Bir şey bilmemen sorun değil ama haddini bilmemen önemli…

-> Zaman herkesin düşmanıdır. Ama kimse onu sorguya çekme gereği duymaz.

-> Hani derler ya ‘Özün neyse sözün de o olsun’ diye. Ben de diyorum ki; özü olmayanın söyleyecek sözü de olmasın!

-> Yokluğumla iyi geçin, çünkü varlığım bir daha olmayacak!

-> Hayat bazen her şeyi boş verince daha da bir güzel oluyor.

-> Bende gayet net görüyorum her şeyi ama keyfim istemezse, kimseyi görmem.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir