Beydeba Sözleri
Beydeba, M.Ö. 1. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen Hintli bir bilge ve yazardır. En önemli eseri “Kelile ve Dimne”, hayvanlar üzerinden anlatılan fabllarla ahlaki ve siyasi dersler veren bir kitaptır. Bu eseri, Hint hükümdarı Debşelim’e nasihat vermek için yazdığı söylenir. İbnü’l-Mukaffa tarafından Arapçaya çevrildikten sonra İslam dünyasında büyük etki yaratmış ve Batı edebiyatında La Fontaine ve Ezop’un fabllarına ilham kaynağı olmuştur.

Beydeba Sözleri Özlü
-> Hırs, insana zarar verir.
-> Sadakat, büyük bir vasıftır.
-> Zaman, hayatın çilingiridir.
-> Son gülen iyi güler, demişler.
-> Hırsla yükselen, kibriyle düşer.
-> Bana benden başka zarar veren olmadı.
-> Gerçek dost, zor günlerde belli olur.
-> Gerçek dostluk eşsiz bir zenginliktir.
-> Bilgiyle süslenmeyen güç, çabuk tükenir.
-> İnsan, üzerine düşmeyen şeye karışmamalı.
-> Adaletin olmadığı yerde, kaos hüküm sürer.
-> Dil, insanın en tehlikeli düşmanı olabilir.
-> Acı çekenin halinden en iyi acı çeken anlar!
-> Akıllı kişi, dostunu sınamadan ona güvenmez.
-> İnsan, her zaman, her şeyin iyisini aramalı.
Beydeba Manidar Sözleri
-> Hikmet, iffet, akıl ve adaletten bahsediyorum.
-> Bitmeyen kavgalar uzun uzadıya devam ediyordu.
-> Benliğe hakim olma, sabır ve vakar, akla girer.
-> Gülden terazi yaparlar, gülü gül ile tartarlar…
-> Sadakat, dostluğu güçlendiren en önemli bağdır.
-> Doğru söz, bazen acıtır ama en büyük iyiliktir.
-> İyi niyetle başlayan işler, kötü niyetle bitmez.
-> Gerçek bilgi, insanın kendini tanımasıyla başlar.
-> İnsanın gerçek gücü, sabrında ve aklında saklıdır.
-> Zenginlik geçicidir, ama erdem sonsuza kadar yaşar.
-> Öfkeyle hareket eden, en büyük zararı kendine verir.
-> Kendi aklına güvenmeyen, başkalarının oyuncağı olur.
-> Bir lafı çok kişi söylüyor diye, o laf gerçek olamaz.
-> Önce dinle, sonra konuş; önce düşün, sonra karar ver.
-> İnsan, ne ekerse onu biçer; iyilik eken, iyilik bulur.
-> Haya, geniş gönüllülük ve şahsiyetlilik, iffete girer.
-> İnsan, kırk yılda elde ettiğini, bir anda yitirebilir.
-> Herkese güvenmek, herkesten şüphe etmek kadar hatalıdır.
-> Hayat, düşmeden kalkmayı öğrenenler için daha anlamlıdır.
-> Bilge kişi, neyin değerli, neyin değersiz olduğunu bilir.
-> Sadece kendini düşünen, sonunda yalnız kalmaya mahkûmdur.
-> Kader konuşunca güçlü bir sesle, kuşkusuz susarmış insan.
-> Akıllı bir kimse, düşmanından da akıl öğrenmeyi ihmal etmez.
-> Bilge kişi, yılanın sokacağını bildiği halde onunla oynamaz.
-> Her dost, dost gibi görünmez; her düşman da düşman değildir.
-> Bilgelik, öğrenmekle değil, öğrendiğini uygulamakla gelişir.
-> Bir insanın değeri, onun sözlerinde değil, davranışlarındadır.
-> Küçük kötülükleri görmezden gelmek, büyük felaketleri çağırır.
-> Hiçbir şey kararında değildir dünyada. Her şey zamanla değişir.
Beydeba Sözleri Anlamlı
-> İnsanın zayıf veya güçlü olması değil, akıllı olması önemlidir.
-> Açık kalple konuşan düşman, içten pazarlıklı dosttan daha iyidir.
-> Her işin bir vakti vardır. Vakti geçince o işten hayır beklenemez.
-> Küçük kazançlar için büyük kayıpları göze almak akıl kârı değildir.
-> Yolculuk, ayrılıktan başka meyvesi olmayan bir ağaçtır. Gurbet ise..
-> Düşmanınla dost olmadan önce, dostunun düşman olup olmayacağını düşün.
-> İnsan, nefsinin esiri olmamalıdır; aksi takdirde özgürlüğünü kaybeder.
-> Boş sözler, içi boş kaplar gibidir; çok ses çıkarır ama bir faydası yoktur.
-> Kimseye gereğinden fazla sır verme, çünkü gün gelir o sır sana karşı kullanılır.
-> Sesimi beğendiysen kafese koymana gerek yok. Ben, zaten senin bahçenin bülbülüydüm.
-> Kalbimiz, sevdiklerimizin yanında atmalıdır her zaman. Onların sevgisiyle yaşamalıdır.
-> Tahrik ettirici bir sebep zuhur etmedikçe kül altında ödünsüz bekleyen köze benzer kin.
-> Amelsiz kuldan, akılsız maldan, faydasız amelden, niyetsiz doğruluktan, öğütsüz laftan fayda gelmez.
-> Akıllılık dersen tedbir gibisi; asalet dersen superguzelsozler.com güzel huy gibisi ve zenginlik dersen kanaat gibisi yok.
-> Söylemediğim bir sözden ötürü asla pişman olmadım; oysa söylediğim nice sözler yüzünden defalarca pişman oldum.
-> Hikmet, dağıtmakla bitmeyen bir hazinedir; yoksulluğun uğramadığı bir ambardır; eskimeyen giysi, bitmeyen bir lezzettir.
Beydeba Kitap Sözleri
-> Kuvvetli adam her zaman yük taşımasa bile ağırlık kaldırmaktan korkmaz. Zayıfa gelince; asıl işi hamallık olsa dahi ağır yükü kaldıramaz.
-> Kuşku yok, cahil kişi aldanır, şımarır ve nankörlük eder. Aklı başında, tecrübeli kişiyse devleti ve mülkü ustaca ve esnek bir şekilde yönetir.
-> Akıllı kişiler, bu dünyadaki mutluluğu yalnız yemek ve içmekten ibaret saymazlar. Gönül ferahlığı için, sürekli büyük şeyleri elde etmeye çalışırlar.
-> Yastık diye basını ateşe dayayan, yatak diye yılanların üzerine yatan bir adam, emniyet ettiği bir dostundan, düşmanlık sezen bir adamdan daha rahat uyur.
-> Timsahla beraber yüzmek tehlikeye atılmak demektir. Suç, timsahın bulunduğu suya girende. Yılanın dişinden zehiri çıkarıp kendinde denemek için ağzına atan adam, vebali yılana yükleyemez!
-> İnsanoğlunun hüner ve kemalinin verimli olması için, ilahi kaza ve takdir, ona dost ve yaver olmalıdır. İlahi takdir lehine tecelli ettikten sonra, insanların alacağı tedbir hiçbir netice vermez.
-> Zengin için övünç vesilesi olan her huy ve davranış, fakir için sadece yerilme vesilesidir. Fakir cesur ise ona deli derler; cömert olsa müsrif derler; uysal olsa aciz derler; vakur davransa ahmak derler.
-> Dostluk deyince yana yana oturmak gelmemeli akla. Gerçek arkadaş, insana güç anında hızır gibi yetişendir. Ve bunu herhangi bir karşılık gözetmeden yapandır. Canı için canını, malı için malını göz kırpmadan tehlikeye atabilendir.
-> İki kişi bir şeyi elde etmek istediğinde hangisi daha akıllı ve şahsiyetli davranırsa o erişir hedefe. Eğer şahsiyet ve akılda eşit iseler daha azimli ve daha sabırlı olan erişir hedefe. Azimde de eşit iseler bahtı açık olan kazanır mücadeleyi.
-> Dünya adamı üç şey peşinde koşar; bol rızık, insanlar arasında iyi bir mevki ve ahret hazırlığı. Bu üç şey de dört şeyle elde edilir: Güzel yoldan servet kazanmak, kazandığını iyi muhafaza etmek, sonra onu nemalandırıp arttırmak ve sonra da onu iyi yolda harcayarak hem dünyayı hem de ahreti kazanmak.
-> İnsanlar arasında öyleleri vardır ki, kupkuru bir kemiği ele geçirip onunla sevinen it gibi azıcık bir menfaatle bayram eder. Erdem ve kişilik sahibi olanlar ise azıcık bir menfaatle tatmin olmazlar. Benliklerini yüceltip rahatlatacak ve “İşte biz buna layığız” dedirtecek hedeflere erişmedikçe memnun olmazlar.