Damar Sözler

Damar Sözler, Damar Sözler 2021, Kısa Damar Sözler, Etkili Damar Sözler, Sert Damar Sözler, Ağır Damar Sözler, Damar Sözler Resimli, Damar Sözler Facebook, Damar Sözler İnstagram

Reklamlar

Etkileyici Damar Sözler

Etkileyici Damar Sözler

Öyle sessizce öldüm ki defalarca hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum.

Simdi vur kendini. Unutulmuş bir şiirin son dizelerinde sonra yarım kalan bir şarkı ısmarla kendine. Bu kentte böyle ölünür.

Hâlbuki ben onun düşmekten korktuğu uçurumun dibindeyim.

İlk defa yıkılmadık ki bu yalancı dünyada; Elbet yine kalkarız.

Sonra geldin güldün papatya tarlası oldu çorak topraklar.

Boğazımda kalan son mutluluğu da sırtıma vura vura çıkardılar.

Mevzu derin sana aşığım.

Her gün aklımdan geçiyorsun insan bi selam verir.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı.

Reklamlar

Kahpeliğin okulu yok ama mezunu çok.

Dalında son bir yaprak olmaktır yaşamak ve asi rüzgâra direnmektir. Fırtına koparken bile ağız dolusu gülebilmektir her şeye inat.

“Yalnızlık” yazarsın da düzelten olmaz. İşte o zaman yalnızsındır.

Her sabah uyanıp ilk seni seviyorum.

Görmeden seni isteyen gönlüm görünce nasıl dayansın.

Yıllar sonra seni bir sokakta, başka birinin yanında gördüğümde hatırlamayacak kadar unutmuş olmayı dilerim.

İnsanın en büyük hatalarından biri de doğru zamanda yanlış kişilerle doldurmaktır. Charles bukowski

Bazen en uzun yolculuk iki insan arasındaki mesafedir.

Sabrıma ağır gelen insanlar var. Bardak zaten dolu, damlayana yazık olacak.

Size sıradan biriymiş gibi davranan hiç kimseyi sevmeyin. Oscar Wilde

Çıkartın sigaraları, bu gece hayal kuracağız.

İyileştirir diye medet umduklarımız tekrar tekrar yaralıyor bizi.

Reklamlar

Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.

Bu ayrılık adil değil kokun ben de, aklım sende kalıyor.

Bir gün aynı demlikten çay içersek anlatırım sana; Gökyüzü neden mavidir?

Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.

Güzel derlerdi çocukken aşka, sanki uçarmış tutulan aşka, anlatılanlar başka, yaşanan başka, bir daha sevmek için, heves mi kaldı.

Oksijeni bilmem ama kokun şart.

Bu kentin en tenha yeri kalbimdir şimdi.

Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen.

Zor günler dostu düşmanı ayıklamak için var.

Tanıdığımıza pişman olduklarımız çoğaldıkça yeni tanışacaklarımızdan korkar olduk!

İnsanlar seninle konuşmayı bıraktığında, arkandan konuşmaya başlarlar.

Düştüğünde yanında olan değil kalkman için el uzatandır. Unutma.

Yalnızlık yazarsın da düzelten olmaz. İşte o zaman yalnızsındır.

Reklamlar

Gönül yorgun düştüğünde yürek dilsiz kalır.

Benim sana koşmaktan dizlerim kan revan içinde; Sen çakıl taşını bahane ediyorsun.

Gece en karanlık ve ebedi göründüğü zaman gün ışığı en yakındır. Her gecenin bir sabahı vardır.

Çok pahalısın be mutluluk. O kadar param yok.

Yeri gelir sevdiğin kişinin yaşadığını bile bilmek sana yeterlidir.

Ağaçtan meyve bekliyorsan dalını insandan sevgi bekliyorsan güvenini kırma.

Boğazımda kalan mutluluğu, sırtıma vura vura çıkardılar.

Manzarası sen ol gözlerimin, her baktığımda yeni mutluluklar göreyim.

Aklıma yuva yapıyor gülüşlerin.

Sevdiklerimiz üzülmesin diye içiniz kan ağlarken superguzelsozler.com bile tebessüm edebilecek kadar güçlü olur seven insan.

Çok pahalısın ulan mutluluk.

Özlerim ben seni seninle bile, vuslat mı hasret mi adını sen koy, aşkınla yakıp da düşürdün dile sevgi mi nefret mi adını sen koy.

Gerçek şu ki; hayallerimizdeki insanların hayallerindeki insanlar değiliz.

El sendedir dil sende diken sende gül sende. Her an imtihandasın ağlasan da gülsen de.

Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen yanlış insanlar üzerine hayal kuruyorsun. Montaigne

Ve şükür. Tefekküre duran derviş gibi narin… Sızı ince, yara derin.

Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde. Ne yaptıysam seni unutamadım.

Aslında söylediklerimden çok sakladıklarımda gizliyim. En iyisi anlamak için konuştuklarımdan çok sustuklarıma kulak verin.

Özlemek denmez buna bunun adı yangın.

Cesaret illa kükremek değildir. Bazen gün biterken usulca yarın yeniden deneyeceğim demektir.

Ruh her zaman kendini nasıl iyileştireceğini bilir. Esas zorluk zihni susturmaktır.

Sen benim en güzel hislerimsin.

Kahrolsun yan yana olmadığımız her yer.

Yüz kere yere düşmüş olayım; başkalarına çelme takan biri olmayacağım. Ben kazanan değil, insan olmak istiyorum.

Beni kaybetmeyi başardıysan asla kazanmak için uğraşmam.

Ey gönlüm bilmez misin gözler sebepsiz yaşarmaz dudaklar sebepsiz kurumaz gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.

Hafif acılar konuşabilir ama derin acılar dilsizdir.

Geçen gün arkadaşlar meyhaneye gitti. Gamsız almadılar.

Ne bileyim be sevgili. Öyle güzel baktın ki gözlerime. Sevmek değil ölmek geldi içimden.

Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.

Halden ala halsizliğim sözden ala sessizliğim. Ben seninle olduktan sonra umurumda değil kimsesizliğim.

Sevdanı bulutların üzerine yazmışsın. Yağmur olarak dökülüyor gözlerimden.

Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya yağmursan ıslanmaya soğuksan donmaya geldim.

Sevmek bazen vazgeçmektir. Kimine göre gidenden kimine göre kendinden.

Bir yudum almaz mısın kahvenden? Yoksa korktun mu beni 40 yıl sevmekten. Cemal Süreya

Ve şükür. Tefekküre duran derviş gibi narin… Sızı ince yara derin.

İncit beni gerçek ile. Ama asla rahatlatma yalan ile.

Gece en karanlık ve ebedi göründüğü zaman gün ışığı en yakındır. Her gecenin bir sabahı vardır.

İnsanlar kırmızı gülerin peşinden koşarken altında ezdikleri papatyaların farkına bile varmazlar.

İnsanlar kırmızı güllerin peşinden koşarken altında ezdikleri papatyaların farkına bile varmazlar.

İnsan geride bıraktıklarını özler elinin altındakilerden sıkılır ulaşamadıklarına tutulur ve ulaşılmaz olan hep aşk olur!

Sen kokuyor yokluğunda içtiğim sigaralar.

İnsanların seni en çok sevdiği zaman, onların işine en çok yaradığın zamandır.

Beni yıpratan hayatın kahpeliği değil insanların sahteliği.

İnsanların seni en çok sevdiği zaman onların işine en çok yaradığın zamandır.

Zaman seni bana verecekse mesafelere razıyım.

Tutacak el bulamazsak, bizde elimizi cebimize koyar yürürüz. Sıkıntı yok.

Beni yokluğunla savaştırma. Kaybederim.

Aşkın hikâyesini durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

Giderken Allah’a emanet ol dedi! Güldüm zaten başka kimim var ki?

Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmememiz gerekir. Hayallerimizden bile.

Gelse affetmem diyorsun ama adını duyunca gözlerin doluyor be oğlum.

Beni kaybetmeyi başaranı asla kazanmak için uğraşmam.

Sonra bir sigara yakıyorsun. Gökyüzünü seyrediyorsun. Bakıyorsun hala her şey yerli yerinde, sen sadece kendini ziyan etmişsin.

Ne kazandığını bilmiyorum ama umarım beni kaybettiğine değmiştir.

Vedalar gözleriyle sevenler içindir. Çünkü gönülden sevenler ayrılmaz.

Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.

Kıyamam dediklerimiz bizi ince ince kıyıp pembeleşinceye kadar kısık ateşte kavurdular.

İkimizi bir kefene saralar bir kabirde sır olalım sevdiğim.

Gidene üzülme sevse gitmezdi. Gelene sevinme o da başkasından geldi.

Kırk bin kere kırsam da hüznümün aynasını. Kader karşıma koyar hep bıkmadan aynısını.

Samimiyetin belirtisi gözler dürüstlüğün ifadesi tutulan sözlerdir!

Gönül almayı bilmeyene ömür emanet edilmez…

Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.

Biz gönlümüzde ne gemiler batırdık kıçı kırık bir sandalın lafı mı olur.

Kötü günde katkısı olmayanın iyi günde hissesi yoktur.

Gözlerin çocukluğuna inmek gibiydi. Belki de o yüzden inandım her masalına.

Boynu bükük duruyorsam eğer içimden öyle geldiği için değil yüreğimden gidenler olduğu içindir.

Misafirin çocuğu gibiydin. Geldin dağıttın ve gittin.

Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.

Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı, ben ölürdüm. Özdemir Asaf

Sus be yüreğim bende biliyorum özlediğimi! Sus ki bilmesin özlediğimi!

Canımın içi sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin orta yerine?

Yeri gelir sevdiğin kişinin yaşadığını bile bilmek sana yeterlidir.

Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin ranzalarına yazdıkları anne kelimesi kadar masum olmalı aşk.

Seni seviyorum diyen sözlere değil senin için ağlayan gözlere inanın.

Ağladım ama belli etmedim haykırdım ama isyan etmedim çaresizdim ama asla pes etmedim sensizdim senden de gitmedim.

Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.

İnsanların seni en çok sevdiği zaman, onların işine en çok yaradığın zamandır. Charles Bukowski

Ne iş yaparsın sen dedi. Hamalım dedim. Nasıl yani dedi. Elimden tutmasını bilenin yüreğini taşırım dedim.

Elimdeki resmin yerine kendin olsaydın. Olsaydın da benim yine derdim olsaydın.

Ne bileyim be sevgili. Öyle güzel baktın ki gözlerime. Sevmek değil ölmek geldi içimden.

Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen ben şimdi aşk karınla sana ne şiirler yazarım.

Dil susarsa bi çare lakin yürek susarsa ne çare.

Dön bak arkana yeğen gitmez dediğin kaç kişi yanında.

Gidene üzülme, sevse gitmezdi. Gelene sevinme, o da başkasından geldi.

Gitme zamanı gelmişse dur demenin zaman geçmişse dön demenin aşk bitmişse yeniden demenin hiç bir anlamı yoktur.

Şurama batan” diyor şair. Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.

Tek ihtiyacım birazcık sen.

Saç diplerimden tırnak uçlarıma kadar kırgınım sana.

Gerçek şu ki hayallerimizdeki insanların hayallerindeki insanlar değiliz.

Eğer herkes kaybettiği kadar içecek desek, o masadan en son kim kalkardı?

Aşkın her halini gördüm artık ne hali varsa görsün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir