Doğan Cüceloğlu Sözleri

Doğan Cüceloğlu Sözleri, Doğan Cüceloğlu Sözleri Resimli, Doğan Cüceloğlu Evlilik Sözleri, Doğan Cüceloğlu Sevgi Sözleri , Doğan Cüceloğlu Sözleri Facebook, Doğan Cüceloğlu Sözleri Instagram, Doğan Cüceloğlu Kitap Alıntıları

Reklamlar

Doğan Cüceloğlu Sözleri

Çocuk ne yaşıyorsa onu öğrenir; Eğer bir çocuk sürekli eleştirilmişse, kınama ve ayıplamayı öğrenir. Eğer bir çocuk kin ortamında büyümüşse, kavga etmeyi öğrenir. Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa, sıkılıp, utanmayı öğrenir. Eğer bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse, kendini suçlamayı öğrenir. Eğer bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse, sabırlı olmayı öğrenir. (Doğan Cüceloğlu)

Doğan Cüceloğlu Sözleri

Etrafında kimseyi bulamamak zor, içinde kimseyi bulamamak ise daha zor.

Düğün bir maddi güç gösterisi olmamalı. Evlenme olgunluğuna gelmemiş olanlar düğünü çok önemser.

Kim olduğun o kadar bağırıyor ki, ne dediğini duyamıyorum.

Bence siz, hangi soruları soracağınızı bilmeden, soramadığınız soruların cevaplarını arıyorsunuz.

Reklamlar

İnsanın kaçamayacağı en büyük otorite kendi vicdanıdır.

Başkası olma kendin ol, bırak kendini sadece kendin ol, doğal davran göreceksin her şey yoluna girecek.

Davranışın anlamı, kişinin algılamasında gizlidir.

En temel özgürlük, insanın kendisi olarak yaşamında var olabilmesi ve kendi bütünlüğünü yaşayabilmesidir; dürüst insan özgürdür.

Mutlu olmak istiyorsan, mutlu etmesini bilmelisin.

Kırılgan yönlerinizi paylaşabileceğiniz insana güvenirsiniz. Ve güven duygusu ilişkinin can damarıdır.

Hayır demesini bilmeyen kişi güçsüz kişidir. Hayır demesini bilmeyen kişinin Evetinin de anlamı yoktur.

Bir toplumun uygarlık düzeyini ben o toplumumun duygudaşlık, yanı empati düzeyinde görüyorum.

Çocuğunuzla şimdiki günleri ancak bir kere yaşayacağınızın farkındasınız değil mi?

Reklamlar

Psikolog, kendinden yardım istemeye gelen hastanın sözlerinden çok, bedenin ilettiği mesajlara ağırlık verir.

Kadının insan olarak temel hak ve hukukunu bu toplum henüz tartışmış değil; yani tartışılmamış olduğunu sanıyorum.

Evlenmeden önce müstakbel eşinizi tanımaya çalışmak ve anlamak olgun bir insan olarak sizin sorumluluğunuzdur. Evlendikten sonra “Sen niye böylesin?” diye suçlamak ve onu değiştirmeye çalışmak fayda etmez; yazık olur, mutsuz evlilikler kervanına bir de sizinki katılır!

Yaşam enerjinizin kaynağı sizin özünüz. Kendi özünüzden koptuğunuz zaman yaşam şevkiniz kalmaz. Yaşamın anlamı da bu özden gelir; özle ilişkili yaptığınız her şey anlamlı, heyecan vericidir. Özden kopuk yaptığınız şeyler ise anlamsız ve sıkıcı gelir.

Her bir insanın öyküsünü bilmeyi isterdim.

Beden dili, jest, mimik falan beden yalan söylemez.

Birine tam yüzünüzü dönmüş olmanız, o kişiyle iletişim kurmaya önem verdiğinizi, o kişiden yüzünüzü çevirmenizse buna pek istekli olmadığınızı ifade eder.

Reklamlar

Aynada gözlerinin içine rahat rahat bakarak söyleyemeyeceğin şeyleri yapma; çünkü senin en önemli gücün bu gözlere rahatça bakabilmekte saklıdır.

Sanırım çocuğun aklını hiçe saymak ona yapılabilecek en büyük zulüm.

Sözlü iletişim akıl ve mantığı, sözsüz iletişim ise duygu ve ilişkileri en etkili ifade etme aracıdır.

Hüznünüzü kaybetmeyin. Acınızı ucuza satmayın. Kendinizi bulmanız için yaşam size güzel olanaklar veriyor. Bu fırsatları kullanın.

Tanıştığınız kişiyle güzel sohbetler yapabiliyorsanız, bilin ki o kişi özel biridir. İlişkide sohbetin yeri başkadır.

Öğretmenin tanıklığının ilk adımı öğrenciye “Sen varsın!” mesajını vermekle başlar.

Çocukluğumuzu hatırlayıp bizim için nelerin önemli, nelerin önemsiz olduğunu düşünelim. Aklımızda neler kalmış bir bakalım; alınmayan oyuncaklar, hediyeler mi yoksa söylenmemiş duygular mı?

Herkes yüzeyde birbirine güveniyormuş gibi davranır fakat gerçekte kimse kimseye güvenmez.

Kimi yoldaş olarak istediğinizi bilmek için kim olduğunuzu bilmeniz, hissetmeniz gerekir.

Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bu dünyada kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir bu savaş bir başladı mı ,artık hiç bitmez !..

Umursamamak, en büyük işkence.

Torpil bulmadan hiçbir işimizi halledemeyiz. Okula kayıt olurken, işe girerken, askere giderken, bir evrak imzalatırken, mutlaka bir torpilimiz olmalıdır. “Arkan varsa sırtın yere gelmez.”

Dinle, düşün, dene, sonunda yine sen karar ver.

Evet, yeniden altını çizerek tekrarlıyorum; evlenmeden önce geçen zaman içinde müstakbel eşin ailesini, onların kültürlerini ve o kültür içinde oluşan beklentilerini tanımak önemlidir.

Anne-baba çocuğuna inanırsa, çocuk kendine inanır. Çocuk kendine inanırsa, zamanla herkes ona inanır.

Öğretmenlik yapan öğretmen-öğrenci ilişkisi kurar; bundan başka bir şey bilmez .Öğretmen olan ise öğrencisiyle insan-insan ilişkisi kurar.

Bence dünyada öğretmenlik gibi hiçbir meslek yok ki sadece bir saatlik bir dersle bile bir insanın kaderini etkileyebilsin.

Bu annenin bakış açısına sahip öğretmenlerimizin sayısı ne kadar artarsa, dünya çapında başarılı bilim insanlarımız da o denli çoğalacaktır.

Kendini tanımayan bir kimseyse, gerçek duygularının farkında olamaz.

İnsan her şeyi yapmaya karar verdi mi, sonuna kadar gitmeli; ama yaptığı şeyden sorumluluk almalı.

Evlilik otostopa benziyor!” diye düşünmüştüm ilk aylarında, ilk yıllarında evliliğimin. Bir kişi için duruyorsun, ama arabana 50 kişi doluyor. On sekiz yıl sonra anladım ki bu otostopçulardan hiçbiri bir yere gitmek istemiyor, ama direksiyona geçmeye çok hevesliler. Hatta güzel geçinelim diye sakin uyumlu davranırsanız, yıllar sonra kendinizi arka koltukta sıkışmış buluyorsunuz. Her an kapı açılabilir ve düşebilirsiniz araçtan.

Çocuk ne yaşıyorsa onu öğrenir; Eğer bir çocuk desteklenip, yüreklendirilmişse, kendine güven duymayı öğrenir.  Eğer bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse, takdir etmeyi öğrenir. Eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse, adil olmayı öğrenir. Eğer bir çocuk güven ortamı içinde yetişmişse, inançlı olmayı öğrenir. Eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse, kendini sevmeyi öğrenir. Eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse, bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.

Karşımızdakini anlamadan kendi gözlüklerimizle onun dünyasını görmek ve ona hemen tavsiyelerde bulunmaya başlamak kolaydır. Kişiyi anlayarak, dünyayı onun gözüyle görmek ise oldukça zordur. Ama bu zor iş, insan ilişkileri için esas temeldir. işte duygusal yatırım bu noktada başlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir