Laf Sokucu Sözler

Laf Sokucu Sözler, Laf Sokucu Sözler Kısa, Laf Sokucu Sözler Ağır, Laf Sokucu Sözler Arkadaşa, Laf Sokucu Sözler 2021, Anlamlı Laf Sokucu Sözler, Sevgiliye Laf Sokucu Sözler, Laf Sokucu Sözler Resimli, Laf Sokucu Sözler Facebook

Reklamlar

Anlamlı Laf Sokucu Sözler

Laf Sokucu Sözler Kısa

Kuruşu kuruşuna hesapladım seni. İnan 5 para bile etmedin.

İki dakika insan ol desem zaman tutacak insanlar tanıyorum.

Senin prenses olabileceğin tek saray, simit sarayı, tatlım…

Açık yürekle konuşan düşman içten pazarlıklı dosttan iyidir.

Arıza lamban yanıyor tatlım, haydi bir sanayiye uğra da gel!

Bugünlerde hiç kimse arayıp sormuyor. 404 not found gibiyim.

Seni adam ederdim ama çoktan köpeğim olmuşsun, ne luzmu var.

Şimdi sahne senin, devam et! Ama sıra bana gelmesin, dua et!

Ağzımı bozmaya gerek yok. Gülüşlerimle de küfür edebiliyorum.

Deliler tedavi edilebilir, ama salaklar asla. Çok uğraşmayın!

Reklamlar

Gel bu gece kaybettiklerimize içelim; ben sana, sen şerefine!

Adını şifrem yapsam, yetersiz karakter diyecek hala konuşuyor.

Ana sütüyle adam olamadıysan, inek sütüyle ancak öküz olursun.

Apartman lambasının bile fark etmediği insanlarla uğraşıyoruz.

Hani derler ya; Bir konuşursam derinden, aklın oynar yerinden.

Sahipsiz kalıp tutuşunca etekler, sahibine döner tüm köpekler.

Arada makyaj malzemelerini de ye ki, biraz da için güzelleşsin.

Bu sıralar herkes havalarda. Hayırdır uçak biletleri mi bedava?

Kime kıymet versem hayatımı ‘kıyamete’ çevirmesini iyi biliyor.

Yaptıklarıyla küçülenler, laflarıyla büyüdüklerini sanmasınlar.

Adam yerine koyduğum insanları neden koyduğum yerde bulamıyorum.

Bazı insanlar ayakkabı mağazası gibi, her numara var Allah için.

Bir zamanlar toz konduramadıklarım, şimdi kirden görünmez olmuş.

Gölgene de yazıklar olsun! Seni adam sanmış ki peşinden gidiyor.

Her zaman arkandayım diyenlere dikkat et, haksız mıyım sevgilim?

Reklamlar

Terk etmek kolaysa senin için, el sallamak zor değil benim için.

50 kuruşluk çikolatanın verdiği mutluluğu veremeyen insanlar var.

Balonlar, içi boş şeylerin de bazen yükselebileceğini hatırlatır.

Ne kralına giderim ne alayına! Bir durum varsa kralı da gelir ayağıma alayı da!

Sokak lambası gibi olma ey yar kime yandığın belli olsun. Necip Fazıl Kısakürek

Bazı insanlar çamaşır suyu gibidir. İnsan yıpratmaktan başka bir işe yaramazlar.

Kara kalem resim yapmayı seviyorum. Çünkü kimin ne renk olduğunu hala çözemedim.

Kimine göre kral, kimine göre yalanım… Unutmayın beyler adamına göre adamım…

Bir kadının gözyaşının akmasına sadece soğan değil, bir ‘hıyar’ da neden olabilir.

Değer miydi diye aklıma geldi geçenlerde. Teğet bile geçmez dedim kendi kendime…

Oturur sana şerefi anlatırdım ama, kaybettiği bir şeyi dinlemek ağır gelir insana.

Benim için artık; eskicinin bile almayacağı bir ‘eşya’ gibisin. Artık gidebilirsin.

Kaşarların arkasından gidip onları yemeye çalışanlar, fareden başka ne olabilir ki!

Konuştuğun kadar şerefli olsaydı hislerin, şerefini iki paralık etmezdi seçimlerin.

Reklamlar

Laf Sokucu Sözler Ağır

Sadece işi düşünce gelene, dost mu deniyordu? Puşt mu deniyordu? Hoşt mu deniyordu?

Yüz dilde seni seviyorum desen ne fayda. Bir dilde adam gibi söyleyemedikten sonra.

Akıllı telefonmuş. Karşı taraf aptal olunca, telefon akıllı olsa bile işe yaramıyor.

Bana ayrı dünyaların insanıyız dediğinde anlamıştım canın’ın cehenneme ait olduğunu.

En az benim kadar annemin de ahi tutar sana. Burnumdan getirdiğin süt, onun sonuçta.

Oralarda benden yok bir düşünsen anlarsın. Buralarda senden çok var görsen şaşarsın.

İsteyen istediği yere gitsin, zincirini kırıp giden iti ben bir daha kapıma bağlamam.

Kıyamam dediklerimiz bizi ince ince kıyıp pembeleşinceye kadar kısık ateşte kavurdular.

Küfür benim ağzıma yakışmıyor olabilir ama beni kızdıranların üzerinde çok şık duruyor!

Ne yarım kaldım senden sonra, nede yaralı, beni ne sen yıkabilirsin, ne de en Kralı !!!

Tam diz çöktürecektim iki hecelik adına Paşam şiir yazılmaz dediler üç kuruşluk kadına…

Kendini bu kadar büyük görmene gerek yok. Nihayetinde benim görebildiğim kadar büyüksün.

Laf sokma kapak olursun yalvarma köpek olursun delikanlı ol bel ki yanımda yer bulursun.

Bazıları haddini aşıp hayatıma burnunu sokarsa bende itinayla haddimi aşıp lafımı sokarım

Mallardan uzak. Manyak ve hayvansal kişiliklerden uzak, gerçek insanlarla yeni bir hayat.

Parçaları kaybolmuş puzzle gibisiniz. Kiminizin aklı, kiminizin ruhu kiminizin kalbi yok.

Aldırma gidenlere, sevip terkedenlere. Hayat dediğin iki kelime: “Hoş geldin”, “Güle Güle”

Saçlarının neden döküldüğünü anladım. Kafanın içinde tutunacak bir yer bulamadıkları için.

Sen hayata at gözlükleriyle bakmaya devam edersen, birilerinin çüş demesi zoruna gitmesin.

Evet, sivri bir kadınım ben. Nerenle algılarsan orana batar cümlelerim. Yapacak bir şey yok.

Gideceksen git, inan beddua bile etmem sana. Bilemem çünkü isabet eder mi ikiyüzlü suratına?

Hani senin varlığın “fifi”, yokluğun da “tın” ya! Benim varlığım “olay”, yokluğum “koyar”..!

Kendini beğenmiş insanları severim. Hiç kimsenin beğenmediği bir şeyi beğenmek ayrıcalıktır.

Sevgimi anlayamadın mı gözlerimdeki yaştan, atalarımız doğru demiş eşek ne anlar hoş laftan.

Bazı insanların da aynı televizyon gibi tepesine vurulduğunda düzelmesi en büyük temennimdir.

Ben kimseye beni sevsin diye soytarılık yapmam. Ya sever bildiği gibi, ya gider geldiği gibi.

Biz sevdiklerimizi 165 karakterlik SMS’ler ile değil, delikanlı yüreğimizle severiz. Güzelim…

Ben sana inandığım için BİR GÜN kaybederim ama sen bu karaktersizliğinle bir ömür kaybedersin.

En güzel ironisidir dünyanın, seni üzmek istemiyorum diyen herkesin hayatımızın içine sıçması.

Tabağına yiyebileceğin kadar yemek, hayatına sevebileceğin kadar insan al. İsrafın lüzumu yok.

A101’de satılan 25 kuruşluk çikolatanın tadını bile veremeyen insanlar var. Öyle gereksizler…

Bazıları iyi bir küfrü hak etmek için o o kadar çok emek veriyor ki, emeklerine saygı duyuyorum!

Duydum ki; bir başkasının elini tutuyormuşsun.. Bilirsin ben belâ okuyamam, Allah selânı versin!

Gidenler sanıyor ki kalanlar her gün ağlıyor. Sen radyoyu kapattın diye şarkılar yarıda kalıyor.

Kimileri toprak kadar kıymetli, kimileri bir ot kadar değersiz. Herkes bir şekilde yaşıyor işte.

Yalanım yok ki benim, aklımdasın hala. Ne yapayım güzelim gereksiz şeyleri hep kafama takıyorum.

Galiba bu aralar karaktersizlik moda. Esas şaşırtıcı olan bunların bu kadar çok takipçisi olması…

İkinci bir şans mı? Tabi; istersen kampanya da yaparım senin için yüzsüz, gurursuz, vade farksız.

Boşuna kimseyi suçlamayın dostlarım! Kullanıcı hatası değil, bazılarının doğuştan defoludur yüreği.

Laf Sokucu Sözler 2021

İçinden geldiği için bizimle olanları, işinden geldiği için bizimle olanlara değiştik. Yanlış ettik.

Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır en yakınımdaymış.

Şimdi sеn gittin ya, şairin dеdiği gibi hеrkеsi sana bеnzеtiyorum. Bu da mı o şеrеfsiz acaba diyorum!

Ben en azından katilimi tanıyorum. Fakat sen bir gün sevilmediğin bir yürekte, kim vurduya gideceksin…

Sen bu kalp yükünü kaldıramadıysan ben el atarım. Senin çivin çıkmış ama bilirsin ben çok iyi çakarım.

Ben güçsüzüm düşerim ağlarım canım acır yaralarım ve kusurlarım var, sırf bu yüzden insanım. Sıradanım.

“Reklamı kapatmak için tıklayınız” yazan yere tıklayınca açılan reklam gibisin. Çok ayrı bir yavş**ksın.

Gitmeyi tercih edenlerin ardından, el sallayın ki; artık sadece bir ‘el’ olduklarını daha iyi görsünler.

Kokuna sarılıp sarhoş olmak varken. Sensizliğin hüznüne sığınıp berduş oldum ya… İşte o beni mahvediyor.

Hayatı boyunca oyuncak ayıya sarılıp uyumuş bir kızı, büyüdüğünde sevgili seçimi yüzünden eleştiremezsin.

Tutamayacağın sözü diline, veremeyeceğin sevgiyi kalbine, mutlu edemeyeceğin insanı ömrüne koymayacaksın.

Şimdi neden seni hazmedemediğimi daha iyi anlıyorum. Bünye Haram Lokmayı kaldırmıyor. Söylemeyi unutmuşum.

Umutlara kanma umutlar bir gün imkansızlaşır, hayatı toz pembe yaşıyorum sanma her renk bir gün siyahlaşır.

Bu laflar sana kapak olsun, fena oturtum helal olsun, tipin yok ki şeklin olsun. Hadi canım yolun açık olsun.

Seni hiç unutmadım inanır mısın? Yediğim salatada bile arar oldum. Bir hıyarın eksikliği bu kadar mı belli olur.

Yüz kere yere düşmüş olayım; başkalarına çelme takan biri olmayacağım. Ben kazanan değil, insan olmak istiyorum.

“Yemin ederim” senden başkasını sevmem demişti. Neyse arkadaşlar. Sıradaki “yemin” tükürüp de yalayanlara gelsin.

Yalandan kim ölmüş diye soruyorlar. Doğru kimse ölmez… Ama: güven ölür, gönül ölür. En önemlisi de insanlık ölür.

Beni tanımadan hakkımda ileri geri konuşanlara artık hiç kızmıyorum… Bilirsiniz; köpekler tanımadıklarına havlarlar.

Bir defa aldatan kişiyi affedersen, seni yine kullanır. Çünkü ihanet bir ruh hali değil; Karakterin dökülüş biçimidir.

Büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp, ben artık kimseyi sevemem deme. Unutma ki, en güzel çiçekler mezarlıklarda yetişir.

Seni gözümde bu kadar büyütmeme aptallık diyorsan, bu senin karakterinin küçüklüğü, benim hayal dünyamın büyüklüğüdür.

Şimdi sen arkana bile bakmadan gittin ya, şairin dediği gibi herkesi sana benzetiyorum. Acaba bu da mı o….ç…. diyorum.

Bana kazık attığını sanıyorsun ya çok gülüyorum sana. O kazıkları senin için bekletiyorum senin için biriktiriyorum bеn.

Benden sana ne beddua superguzelsozler.com gelir ne de dua bundan sonra, Tek bir dileğim var sadece ne yaşattıysan bana, sende aynısını yaşa.

Hesabı olanlar sanmasın kapandı defterler. Tek tek yazıyorum her birini bir kenara. iyi kötü, bir gün ödenecek bedeller…

İnsanı acıtan yarası değil, vefasız dostunun hakikatidir. Ağaçları deviren fırtına değil, toprağın yetersiz sadakatidir.

Senin gibi bozuklukları kumbarada biriktirir, geleceğe yatırım yaparım. Ha çok mu sıkıştım; hiç düşünmem hemen harcarım.

Yalan zeka işidir, dürüstlük ise cesaret. Eğer zekan yetmiyorsa yalan söylemeye, cesaretini kullanıp dürüst olmayı dene.

“Barışalım mı?” dedi. “Sen hiç bir kitabı iki kere okudun mu?” dedim. “Evet.” dedi. “Peki sonu değişti mi?” dedim, sustu.

Vefa eksikliği nedeniyle, sahtelik sendromu hastalığına tutulmuş insanlar! Reçetenize yol yazdım. Her gün biraz alırsınız.

Attığınız ya da atacaklarınız kazıkları saklıyorum, saklıyorum ki gün gelip bana döndüğünüzde sizi ağırlayacak yerim olsun.

Bazı insanlar söze gelince edebiyatın turşusunu bile kuruyorlar da icraata gelince turşunun içindeki hıyar kadar olamıyorlar.

Demişsin ya, onun gibilerini cebimden çıkarırım diye. Dinle! Ben senin gibilerini tespihime dizerim, tövbe tövbe diye çekerim.

Einstein amca bak öyle atomu parçalamakla filan olmaz bu işler, sen gel de O’nun gidişinden sonra beni topla, toplayabilirsen.

Yahu koyduğum şeyleri koyduğum yerde bir türlü bulamıyorum daha yeni bazı kişileri adam yerine koymuştum şimdi ara ki bulasın.

İyi günde yanımda durmaya değil, dar günde arkamda olacaksan gel. Hayal ettiklerini görmeye değil, içimde acıyı göreceksen gel.

Olum abartı senin neyine, beynin sahip senin abartı genine, beni çöpe atmak senin ne haddine! Sen zaten çöpten beri beni çekme.

Bu dünya senden önce de dönüyor, senden sonra da dönecek. Yani seninle bir şey değişmediği gibi, sensiz de bir şey değişmeyecek.

Artık kimse için sabretmeye gücüm yok. Sadece istediğimi görüyorum. Görmek istemediklerim için de hiç yoklarmış gibi davranıyorum.

Bazı kadınların şövalye sandıkları adamların, aslında alüminyum folyo ile kaplanmış denyo olduklarını görmeleri baya zaman alıyor.

Beni bırakıp gidişini atlattım, intikam almaya gerek bile yok. Mutluluğum kefenin olacak, bensizlik sana evlat acısı gibi koyacak.

Benden sonra kiminle olursan ol; senin için “harika bir sevgilim var” diyecek. Ben de evet doğrudur. Çok temiz kullandım diyeceğim.

Bazı insanların resimlerine bakıyorum, o kadar güzeller ki; hep resimlerde kalsınlar istiyorum çünkü karakterler objektife girmiyor.

Önüne gelenle aşk yaşayan doyumsuz yaratıklar! Bırakın bu Nasrettin Hoca’nın ‘ya tutarsa’ stratejisini. Sütü bozuk olanın, mayası tutmaz!

Hani sen bana mecbursun havasında olanlar var ya. Onlar o havada takılsınlar; ben bana yeter de artarım, artanımla da onlara hava katarım.

Bana söylediğin o ağır laflar dönüp dolaşıp sana KDV olarak geri dönsün sevgilim. Sen KDV’lerin hesabını yaparken, ben sana gülüp geçeceğim.

Her gecem sana bedduam ile geçiyor her günüm sana lanet edişlerimle bitiyor sildim seni hayatımdan beddualarımda ve lanetlerimde yaşıyorsun.

Her haltı yiyip, evleneceği kızın el değmemiş gonca gül olmasını isteyen erkekler, siz hiç boka kelebek, çiçeğe sinek konduğunu gördünüz mü?

Kimseye değil bu nefretim sadece kendime sevmeseydim olmazdı içimde koca bir dünya şimdi cehennem oldu girme yanarsın rezil olursun karşımda.

Tavırlarınla birçok ağır küfürlü söz hak ediyorsun. Ama seni iplemez gülüşüm, senin gelmişini geçmişini tatmin etmeye yeter diye düşünüyorum.

Karakterin otururken sandalyeni mi çektiler, neden böyle oldun? Konuştuğun kadar şerefli olsaydı hislerin; şerefini iki paralık etmezdi seçimlerin.

Ayrılıklar, acılar, ihanetler, yalanlar belini büksün. Eski sevgili sana son sözüm benim yaşadıklarımı sen de yaşa! Kucak dolusu acılar ve yalanlarla.

Allah’ım aldığın ahı ahirete bırakmasın! Senin yalvarıp, yakardığını, acılar içinde kıvrandığını dünya gözüyle bana göstersin. Şu ölümlü dünya da, iki elim yakanda…

Adam sorar: Kaçınız çıplaklığınıza güvenmek yerine karakterinize güvenecek kadar kadınsınız? Kadın cevap verir: Kaçınız çıplak bedene sahiplenmek yerine, üstünü örtecek kadar adamsınız?

Anladım ki; insanlar; susanı korkak, görmezden geleni aptal, affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar… Oysaki ben istediğim kadar hayatımdalar… Göz yumduğum kadar dürüstler ve sustuğum kadar insanlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir