Sevgi Dolu Sözler

Sevgi dolu sözler vardır insanı derinden etkileyen yine sevgi dolu mesajlar vardır gönderildiği kişiyi mutlu eden ve gülümseten.

Reklamlar

Sevgi Dolu Sözler Anlamlı

Sevgi Dolu Sözler Anlamlı

-> Ve sen geldin: ömrüm senindir.

-> Sevebildiğin kadar sev, hayat kısa.

-> Sen benim şarkımsın, herkesin dili dönmez.

-> Sevmenin cılkını çıkarsak seninle… Biz olsak.

-> Bütün bu başıma buyruk sevmelerimin sebebisin sen…

-> Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.

-> Görmeden seni isteyen gönlüm, görünce nasıl dayansın.

-> Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye?

-> Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.

Reklamlar

-> Sadece sana ihtiyacım var. Senin huzur veren iklimine…

-> Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.

-> Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor. Özdemir Asaf

-> Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.

-> Seni ben canımın içinde sakladım. Kalbimin ta derinliklerinde…

-> Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin.

-> Seninle kavga etmeyi en yakın arkadaşımla eğlenmeye tercih ederim.

-> Çok müsaitti gözlerin sevilmeye, azıcık bakayım derken içine düştüm…

-> Sen gecemi gündüze çeviren ay, aldığım nefes ve içimi yakan ateşsin…

-> Bi tanem senin ellerinde ne var bilmiyorum ama tuttukça güçleniyorum.

-> Sen bu çivisi çıkmış dünya’da, duvara astığım .. En güzel fotoğrafsın.

-> Bendeki seni fark etsen, belki de kendine aşık olurdun.” Kahraman Tazeoğlu

-> Seni tanıdığım kadar seviyorum Tanımadığım kadar güveniyorum Sonsuza kadar…

-> Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna “gün” demeyelim.

Reklamlar

-> Aşk seven için sevinç, sevilen için gurur, sevip de ayrılan için ölüm demektir.

-> Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var.

-> Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.

-> Aşktan yana yaşadıklarımı bilseydin eğer, halen sevebiliyor oluşuma aşık olurdun.

-> Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Onuncu köyden, sesleniyorum: Seni seviyorum!

-> Bana o kadar yakınsın ki, seni ben sandım. Sana o kadar yakınım ki, beni sen sandım.

-> Biz elini tuttuğunda titreyen insanlardın sen belini tuttuğunda titreyenleri seçtin.

-> Manzarası sen ol gözlerimin, her Sevgi Dolu Sözler baktığımda yeni mutluluklar göreyim.

-> Büyük bir suç işleyip, yüreğine teslim olsam, ömür boyu beni yüreğine mahkum eder misin?

-> Sen günesin doğduğu, karanlığın bittiği yerdesin sen hep kalbimde yatan tek sevgilimsin.

-> Seni seviyorum derken, hiç yalan söylemedim. Yalan söylerken, hiç, Seni seviyorum demedim.

-> Evleniriz belki bir gün, belki çocuklarımız olur. Bana benzer şair olur, sana benzer şiir olur.

-> Hayattaki hen güzel şeydir bir çift gözün içine bakarak, “Sen benim tatlı belamsın” diyebilmek…

Reklamlar

-> Sen güldün. Ben bir yudum daha içtim çaydan… Yoksa nasıl açıklardım içimde ki bu sıcaklığı…

-> Şu kalbim senin gülüşünün ardındaki beni seviyor..!!! Sen hep gül ben hep senin kalbine düşeyim.

-> Bunca yalanın, bunca talanın, bunca riyanın arasında sen. Ne güzel duruyorsun ömrümün ortasında.

-> Bir insan aşık olunca; kıskanır, bağırır, kısıtlar, hesap sorar, sahiplenir… ama; anlayana işte.

-> Sen, sen ol kelimelere fazla takılma. Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.

-> Baharı müjdeleyen gibi ol mesela… Çiçek aç veya yağ rahmet olarak içime veya gökkuşağı ol, sar bedenimi…

-> Ağlamanın verdiği huzuru ve gülücüklerin getireceği mutluluğa değişme çünkü her mutluluğun bir günahı vardır.

-> Gökyüzünden bir parça düşse, bu gözlerine düşerdi. Ben her baktığımda kayboluyorum gözlerinin engin denizinde.

-> Dünde, bugünde, yarında yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde dokun yüreğine ben hep ordayım.

-> Geldiğin günü 24 saat aklında tutmaya çalışan bir işçiyim. Aşkın patronu sensin, kalp tokluğuna seviyorum seni.

-> Gecenin karanlığında sabahın aydınlığında hep aklımdasın bu ufacık kalbimin en büyük yerindesin ve tek sahibisin.

-> Öylesine güzel, seviyorum ki seni. Öylesine saf… Öylesine temiz… Öylesine derin… Ve öylesine değil…” Özdemir Asaf

-> Bana büyük bir şaka yap gülüm! Kaldır gecenin lacivert perdesini gülümseyen gözlerinle. Yarına çıkart beni ne olur.

-> Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin.

-> Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultanı oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun.

-> Senin için yapraklarını kopardığım papatyalardan dün gece özür diledim. Haklısınız dedim. Ne sevdiği belli, ne sevmediği…

-> Birinin gözlerine bakmak, onun rüyalarına girmeyi göze almak demektir. Sevmeye kabiliyetin yoksa o gözlere bakmayacaksın.

-> Bir gün yanına geleceğim. Bir elimde silah, bir elimde gül, ya o gülü alır benimle olursun, ya o silahı alıp beni vurursun.

-> Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu. Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgârla bulsun.

-> Rahman’a teslim olup, her çay yudumlayışımda, umuduma umut katarak… Bir yağmuru seyretmeyi sevdim. Bir de ‘beklemeyi’ seni…

-> Sadece sev istemiyorum. Kıskan, sahiplen istiyorum. Senin olduğumu, benim olduğumu belli et istiyorum. Hissetmek istiyorum.

-> Seni seviyorum çünkü bu cümleyi senin kadar kimselere yakıştıramadım. seni seviyorum çünkü varlığınla anlam kazandı hayatım.

-> Bazı rüyalar diğerlerinden daha uzun sürer. Bazıları da çok çok güzel… Benim en uzun ve en güzel rüyam şu an bu mesajı okuyor.

-> Bir romansın okuyup da bitiremediğim… Bir özlemsin uzanıp da erişemediğim… Bir sensin merhaba deyip de evlada diyemediğim.

-> Eskisi gibi sevdalar lazım. Mektup yazarak seven, sevdiğinin fotoğrafını cebinde taşıyan. O kadar narin, bir o kadar zarif sevdalar.

-> Sevebilir misiniz? Karşılıksız, beklentisiz, hesapsız, çıkarız, özgür bırakarak. Sırf bir başkasının iyiliğini, mutluluğunu isteyerek…

-> Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da, Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte, yani yürekte…

-> İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim?

-> Bir umut değil mi ki bizi hayata bağlayan bir sevgi değil mi ki bizi yıllardır ağlatan fakat ayrılık değil mi ki sevenleri ölümü tattıran.

-> Seni neden mi? Bu kadar çok seviyorum. Yaşamın içinde kaybolmuş beni, yeniden hayata döndürdüğün için seni çok ama çok seviyorum bir tanem.

-> Hiç bitmeyecek, hep özlenen Şiir gibiydin… Ben sana hissettiklerimi hiç yazamadım. Yazsam… Başkaları okuyacak sana aşık olacak diye korktum.

-> Seni bulmadan önce aramak isterim, seni sevmeden önce anlamak isterim, seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, sana hep yeniden başlamak isterim.

-> Bir insanın idealleri olmalı, sonsuzluk gibi… Bir insanın özlemi olmalı, özlemle açan çiçekler gibi… Bir insanın bir tanesi olmalı, o da senin gibi…

-> Sen Allah’a dilenen dilek, göklere uzanan ellerimsin. Sen gözümden süzülen yaş, tek düşüncem, hasretimsin. Sen yaşadığım ömür, en güzel günlerimsin.

-> Hani kardelen çiçeği göğe açık olur da kafasını karın altından çıkarır ya zemheri yüreğim yüreğine der ki kardelen kadar cesaretin yoksa sakın aşık olma.

-> Eğer bir insan bir insanın mutluluğunu isterse fedakârlık yapar. Eğer ben yanında olmadan mutluysan hadi git çünkü sen mutlu olunca bende mutlu olacağım.

-> Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle. Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.

-> Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim?

-> Rüyalara rest çektim uyumuyorum. Herkes derin uykudayken ben sana dalıyorum. Uykular çok tatlı derler ben seni tadıyorum. Onlar uykuya ben sana doyamıyorum.

-> Biri var uzaklarda haykırıyor! Biri var uzaklarda seni özlüyor! Biri var uzaklarda seni sensiz yaşamaktan korkuyor! Biri var uzaklarda seni çok ama çok seviyor.

-> Telefon tellerine dolanan sesini istiyorum. Sesinin rengini kokusunu nefesini. Bu bahçeye dönmüş ruhuma hoş geldin. Hoş geldin. Bebek yüzlü baharıma hoş geldin.

-> Her bakışta, aklımı başımdan alıyor, dünyadan uzaklara dalıyor, âlemde bir tek bana bakıyor, yıldızlara odaklanıp akıyor, kara delikleri delen. O güzel gözlerin.

-> Seni seviyorum; elini kalbimin superguzelsozler.com üzerinde hissettiğim zaman, üzüntülerimi alıp onların yerine şimdiye kadar kimsenin başaramadığı o sıcaklığı koymayı başardığın için…

-> Seni tertemiz helal duygularımla sevdim seni bitmeyen öz güvenimle sevdim sana ben aşık oldum habersizce şimdi soluyorum duy sesimi inan bana seviyorum seni aşık oldum sana.

-> Sen hasretimsin, kaderimsin, yaşamadığım günlerimin sevgisine doyamadığım akşam gözlümsün. İnsanları tanıdım yıldızlar gibiydi hepsi gökteydi ama ben seni güneşi seçtim ve bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim.

-> Sevgililer öpüşürken neden gözlerini kapatırlar bilir misin? Çünkü gözleriyle değil de kalpleriyle görmek isterler. Yani hissetmek isterler. Ben de seni ruhumun derinliklerinde hissediyorum sevgilim çünkü seni çok seviyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir