Stefan Zweig Sözleri

Stefan Zweig, Avusturyalı bir yazar olmasının yanı sıra, edebi çalışmalarının yanı sıra dünya çapında tanınmış bir entelektüel ve düşünürdü. Bir dönem Sigmund Freud ile de arkadaşlık yapmış ve psikanaliz konusunda ilgiliydi.

Reklamlar

Stefan Zweig Sözleri Kitap Alıntıları

Zweig’ın eserlerinin çoğu, insanların iç dünyasına odaklanır ve insan psikolojisi üzerine derinlemesine düşünceler içerir. Eserleri genellikle duygusal derinlikleri ve insanın içsel çatışmalarını anlatmasıyla tanınır.

Stefan Zweig Sözleri Kitap Alıntıları

-> Cahillik, daima bakidir.

-> Kitaplığım benim krallığımdır.

-> Birini aldatan ötekini de aldatır.

-> Sana, beni asla tanımamış olan sana…

-> İnsan kendi kendisiyle yapayalnızdır.

Reklamlar

-> İnsan ölümün gölgesinde yalan söylemez.

-> Savunmak yerine bütün gücünüzle saldırın!

-> Evet, insan susarak da yalan söyleyebilir.

-> Beden sakin olursa, akıl daha iyi çalışır.

-> Vicdan hatırladıkça hiç bir suç unutulmaz.

-> Gerçek doktor, her hasta ile yaşayıp ölendir.

-> Yazgı hep güçlülerden ve zorbalardan yanadır.

-> Kılıç güç demektir, güç de adaletin düşmanıdır.

-> Bir kişi kendisinden başka her şeyden kaçabilir.

-> Dar karenin içinde özel ustalar yaratır satranç.

-> Bazen sessizlik, sözlerden daha fazla şey anlatır.

-> Satranç aşk gibidir. Tek başına daha az eğlencelidir.

-> Cehalet, bütün alanlarda ortak olmak üzere evrenseldi.

Reklamlar

-> Zaten yaşlanmak da gençlikten artık korkmamak demektir.

-> Güvenin şartı samimiyettir, kayıtsız şartsız samimiyet.

-> İçte tutulan gözyaşları akıtılanlardan daha acıtıcıdır.

-> Başkalarını çok fazla düşünen bir kimse, kendisini unutur.

-> Bilinç onun farkına vardığı ana kadar hiçbir suç unutulmaz.

-> Ahlaken zayıf olanların her zaman bir mazereti vardır zaten.

-> İnsan her şeyden kaçar ama, kendinden hiç bir zaman kaçamaz.

-> Öfke insanı yalnız kötü yapmaz, gözlemleri de keskinleştirir.

-> İnsanlar arasına karışmamı engelleyen kişisel nedenlerim var.

-> Küçüklerin büyüklük taslaması kadar tehlikeli bir şey yoktur.

-> Mutsuzluk insanı kırılgan, sürekli ızdırap ise dar kafalı yapar.

-> İnsanların ihtiraslarından bu dünyada yalnızca ölüler kurtulurdu.

-> Felaket, yüzüne kapı kapansa, bir başka kapıdan sokulmasını bilir.

-> Üç beş budala siyasetçinin yıktığını onarmak için on yıllar yetmez.

Reklamlar

-> Zamanın çoktan sildiği bir hata için cezalandırılabilir miydi insan?

-> Hayatımızın anlamı, birbirimize sunduğumuz sevgi ve anlayışta yatar.

-> Yaşam olağanüstü şeyleri sever fakat mucizeye gelince cimrilik eder.

Stefan Zweig Sözleri Bilinmeyen

-> Elması parçalayabilirsiniz, inceltebilirsiniz, ama içine giremezsiniz.

-> Yalnızca hayat mücadelesinde tutunabilenler, sağ kalabilenler haklıdır.

-> Siyah olan ben, beyaz olan ben’in yapacağı her hamleyi heyecanla bekliyordu.

-> Yaratıcı, erkeklere gerçekten her şeyin zıddını arayan bir tabiat vermiştir.

-> Çünkü bir insan kendini sınırladığı ölçüde sonsuzluğa da yaklaşmış demektir.

-> Şimdi her şeyin sonuna yaklaştığı sırada ilk kez bir başlangıç hissediyordu.

-> Belki de insan en büyük utancı kendisine en yakın hissettiklerine karşı duyar.

-> Yapayalnız ölüp gideceğim. Yapayalnız… Çünkü diğerleri için zaten çoktan öldüm…

-> İnsanlar, sahip olduklarını kaybettiklerinde ne kadar değerli olduğunu anlarlar.

-> Bizim için rahatlık, keyif yoktur, bizler sırtımızdaki yükü mezara kadar taşırız.

-> Büyük acılar ve zorluklar, insanın içindeki gücü ve dayanıklılığı ortaya çıkarır.

-> Yapman gereken tek şey, karşı koyman. İstediğin şey ne olursa olsun mücadele etmen.

-> Beklenmedik şeyler yaşamış bir insan için “imkânsız” sözcüğünün anlamı kalmamıştır.

-> Gülen, sohbet eden binlerce insanın içinde ben kendi içimdeki o kayıp insanı arıyordum.

-> Din sadece nesnelerin birbiriyle ilişki içerisine koyulduğu belli bir ilişki biçimidir.

-> Ruhunu geniş tutmasını erken öğrenebilmiş kişi, sonraları dünyaya içine sığdırılabilir.

Stefan Zweig Sözleri Korku

-> İç dünyasını genişletmeyi erken öğrenen kişi, daha sonra tüm dünyayı içine sığdırabilir.

-> Eğer bir şeyi yapmakta tereddütleriniz varsa, kaçamak yollar her zaman daha çekici gelir.

-> İtaat ettiğiniz müddetçe, sizler sadece bir kölesiniz ve bunu da hak ediyorsunuz demektir.

-> Zaman içinde olup bitenler, onlara katılmayı reddettiğin sürece, senin karşında güçsüzdür.

-> Doktor yaşlı adamın kalbini kontrol ettiğinde kalbi artık. Onu incitmeyi çoktan bırakmıştı.

-> Çünkü yeryüzünde hiçbir şey kuytulardaki bir çocuğun fark edilmeyen sevgisiyle karşılaştırılamaz.

-> İnsan bir amaç uğruna kendinden vazgeçebilir, fakat başkalarının çılgınca fikirleri uğruna değil.

-> Kişinin acının pençesinde nasıl kıvrandığını yaptığı saçmalıklar sanırım en güzel şekilde belirtir.

-> Büyük insanlar hayranlık duyar; ama belli bir mesafeden; çünkü yakınlığın iyi olmadığını düşünürler.

-> Büyük insanlar hayranlık duyar, ama belli bir mesafeden; çünkü yakınlığın iyi olmadığını düşünürler.

-> İnsan kendinden bir şey verdiği zaman yükselir, başkalarının acılarına merhamet duymakla zenginleşir.

-> Özgürlüğün yolu; tüm dünyaya karşı tek başına kalmak bile olsa, kendi inancına bağlı kalmaktan geçer.

-> Nedenini bilmiyorum ama artık hissizleştim. Boğucu yalnızlık duygusundan kimse beni çekip çıkarmıyor.

-> Gerçek sevgi, bir başkasını olduğu gibi kabul edebilmek ve onu değiştirmeye çalışmadan sevebilmektir.

-> Duygularının şiddetini bastırabilmek için alkol ya da zehir alır gibi kendini çalışarak uyuşturmuştu.

-> Ateşli bir arzunun ani gerçekleşmesi kadar kuvvetle içten duyuşunuzu allak bullak eden bir şey yoktur.

-> Kendime bile tam açıklayamadığım bir şeyleri başkaları için anlaşılır kılmak gibi bir niyetim hiç yoktu.

-> İnsanlar, en zor zamanlarda bile, kendilerini yeniden doğrulabilecekleri bir umut kaynağı bulmalıdırlar.

Stefan Zweig Sözleri Kitap Alıntıları

-> Düşüncelerimi yutacak, yutacaktım, ta ki boğulana ve sonunda onları kusmaktan başka çare bulamayana kadar…

-> İnsana mutluluk kadar sağlık katan bir şey yoktur ve en büyük mutluluk da bir başka insanı mutlu etmektir.

-> Kendimizi gerçekleştirmenin yolu, sevdiğimiz işi yapmaktan ve sevdiğimiz insanlarla zaman geçirmekten geçer.

-> Ve öyle sanıyorum ki, beni ölüm döşeğimden çağırsaydın bile, yataktan kalkıp seninle gitme gücünü toplardım.

-> Ölmüş olan biri artık hiçbir şey istemez, sevilmeyi de, kendisine acınmasını da, teselli edilmeyi de istemez.

-> Kendine belli bir hedef saptamayan akıl, kendi kendisini yitirir. Her yerde olmak isteyen, hiçbir yerde olamaz.

-> Savaşa hazırlanan bütün diktatörler, hazırlıklarını bütünüyle tamamlayıncaya kadar sürekli barıştan söz ederler.

-> Savaşa hazırlanan bütün diktatörler, hazırlıklarını bütünüyle tamamlayıncaya kadar sürekli barıştan söz ederler.

-> Evrende, her yerde ve sürekli ve sürekli hiçlikle çevriliydi insan, boyuttan ve zamandan tümüyle yoksun boşlukla.

-> Çocuklar hastalanmakla gururlanırlar, çünkü bunun ailelerinin gözünde önemlerini iki katına çıkarttığını bilirler.

-> Herkes yaptıklarıyla değil, yapamadıklarıyla hatırlanır. İnsanların karşısına her zaman yapmadıkları şeyler çıkar.

-> Dünyada bir şeyi yarım söylemek ya da yarım bırakmak kadar kötü bir şey yoktur. Her kötülük bu yarım işlerden çıkar.

-> Düşüncelerini kafa tutarak, buyruklar vererek ortaya koyanlar, akıldan yana güçsüz olduklarını her zaman belli ederler.

-> Kimdim ki ben senin gözünde? Yüzlercesi arasından sadece birisi, sonrasız sürüp giden bir zincirde tek bir serüven halkası.

-> İnsanların geçmişte kalan her şeyin hep bir hata ve ileriye bir hazırlıktan ibaret olduğunu sanmaları genel bir delilik hali.

-> Birisi üzerime aniden bir tabanca çevirse yüreğim etrafımdaki bunca insanın yüreğinin bir avuç para için attığı kadar atmazdı.

-> Özgürlük, sadece başkalarının bize izin verdiği şeyleri yapma özgürlüğü değil, aynı zamanda kendi içimizde özgür olma hakkıdır.

-> Kendini hiçbir dogmaya adamayan, hiçbir taraftan yana olmayan özgür ve bağımsız düşünüre, yeryüzünün hiçbir yerinde vatan yoktur.

Stefan Zweig Sözleri Uzun

-> Bütün bir hayat boyunca sadece altmış dört siyah ve beyaz karenin etrafında dolanıp duran bir beyin çabasını anlaşılmaz buluyordum.

-> Gülerek, sohbet ederek dalgalanan bir insan kalabalığının ortasında ben kendi kendimi arıyordum, içimdeki o yitik insanı arıyordum…

-> Bela aslında hiçbir zaman bir karakteri değiştirmez, onun içine zorla yeni unsurlar sokmaz; yalnızca, çoktan var olan yönleri geliştirir.

-> Bize hiçbir şey yapmadılar, bizi tümüyle hiçliğin içine superguzelsozler.com yerleştirdiler çünkü bilindiği gibi yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapmaz.

-> Ne yardımı dokunabilir ki sözcüklerin bana? Biliyorum ondan sonra yine yalnız olacağım. Ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur.

-> Eğer nasıl biri olduğumu bilseydiniz, şu anda beni selamlarken superguzelsozler.com yüzünüzde gördüğüm o tatlı, dostane gülümse kim bilir nasıl donup kalırdı dudaklarınızın kıyısında!

-> Bütün dostlarımı selamlarım! Umarım, uzun gecenin ardından gelecek olan sabahın kızıllığını hala görebilirler! Ben, çok sabırsız olan ben, onların önünden gidiyorum.

-> Kişi birine haksızlık ettiği zaman, zarar uğrayanın da basit, bir noktada da olsa yanlış yaptığını veya haksız davrandığını saptamaya ya da bu şekilde kendini kandırmaya uğraşır ve bundan gizemli bir hoşnutluk duyar.

-> Kararlarımız, kabul etmek istemesek de büyük ölçüde sosyal konumumuzla sağladığımız uyuma ve çevreye bağlıdır. Düşüncelerimizin büyük kısmı genellikle önceden edinilmiş izlenimlerin ve etkileşimlerin doğal bir sonucudur.

-> Korku cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmışa kıyasla ceza, daha az ürkütür. Cezasının ne olduğunu anlayınca kız rahatladı. Ağlaması seni şaşırtmasın: Gözyaşları şimdi dışarıya akıyor, daha önce içeride birikip kalmıştır. İçerdeki gözyaşları dışarı akandan daha fenadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir